Problem Çözme Arzusu ve Girişimcilik Oyununu Oynamak | Oyuna Devam Podcast 079

Avatar Oyuna Devam | 11 Haziran 2025

lock_open

Problem Çözme Arzusu ve Girişimcilik Oyununu Oynamak | Oyuna Devam Podcast 079

Avatar Oyuna Devam | 11 Haziran 2025



Intro

Ufuk Erdoğmuş (00:00)
Benimle oynar mısın? Bu bölümünde konuğumuz düğünbuketi.com'un kurucusu ve GRISP'nin kurucu ortaklarından Bilgayan Yılmaz. Bilgayan hoş geldin. A****lık. Girişimcilik hikayeni, de yaşadığın değişik deneyimleri, zaman içerisinde değişen şeyleri vesaire konuşalım istiyoruz bu bölümde. Vallahi ben kronolojik gitmeyi seviyorum. Böyle muhabbeti ısındırmak için kolay oluyor. GRISP'i son hikaye. Tabii 2021'den beri büyüdü ama nedir GRISP? Önce bir onu söyle oraya bağlayacağım.

Bilgehan Yılmaz (00:28)
Tabii, GRISP'i tüm iletişim kanallarını tek yerden yönetebildiniz, yanıtlayabildiniz ve bunu AI asistanlarla otomatik yanıtlayabildiğiniz bir talep yönetim platformu.

Ufuk Erdoğmuş (00:39)
Hünketim için yapıyorum onu değil mi? Yani B2B şey ne derler? Bir markanın iletişim kanalına.

Bilgehan Yılmaz (00:43)
Tabii

tabii, ister markanın kendi özel hayatınıza yok olana biliyorsunuz yani.

Ufuk Erdoğmuş (00:47)
Zorla.

 

Neden sürekli yeni girişimler deniyorsunuz?

O kadar çevren varsa. Tamam. Şimdi ben şunu soracağım. Düğün buketi ondan önceki büyük hikaye. Onun ne oluyor bu durumda? 2020 olana göre 5. yılında falan grispeye başlıyorsunuz değil mi? Düğün buketinden önce de bir spor app hikayesi var sizin. Böyle bir incilleme girişim var. Çok sevdiğim bir soruyu soracağım. Çok işe sordum. Sen her birimi izlememişsindir. O yüzden sana ilk olacak.

Bilgehan Yılmaz (00:55)
Evet.

Doğru.

Ufuk Erdoğmuş (01:12)
Deli misin de niye sürekli bir girişim derdi var? Bu girişimcilerin bu bağımlılığı nereden geliyor? Sen neden birinci olmadı, ikinci, ikinci oldu, yine de üçüncü? Önce niye bu gaz var?

Bilgehan Yılmaz (01:23)
Tutku diyebilirim ya burada. ya girişimcinin temelde yaptığı şey problem çözmek. Hayatta o problemleri görüp, ya burada bir problem var. Bunun çözümü şu olmalı dediğin zaman kendini alamıyorsun oradan. Onu denemeden alıyorsun. Aynen öyle. O problemi çözüp ve daha da fazla yaygınlaştırmak istiyorsun. O yüzden peşinden koşuyorsun ister istemez.

Ufuk Erdoğmuş (01:49)
Şimdi spor app neydi?

Bilgehan Yılmaz (01:51)
bir sosyal spora idi.

Ufuk Erdoğmuş (01:53)
Böyle

bir şey olsun. O 2012 tabii çok eski o zaman. Hiçbir şey yok böyle.

Bilgehan Yılmaz (01:56)
Tabii 2012'de o zaman. O zaman oradaki problem de şuydu. İşte insanlar kendileri çok bireysel sporlar yapıyorlar. Çevresinde kim spor yapıyor arkadaşlarından? Bunu bilmiyor. Ve nasıl spor yapması gerektiği konusunda da hem bilgi olarak hem community olarak bir kopukluk vardı. Biz orada tüm spor yapanları bir araya getirmek istedik.

Ufuk Erdoğmuş (02:19)
2012 olunca daha instagram falan bile olmayan bir şey olmuş.

Bilgehan Yılmaz (02:22)
Tabii.

Yani daha doğrusu Türkiye'de yaygınlığıydı. Türkiye'de yoktu diyebilirim. Bizden bir yıl sonra biraz daha Instagram Türkiye'de böyle yeni yeni yaygınlaşmaya başladı.

 

Başarısız girişimden aldığınız en büyük ders nedir?

Ufuk Erdoğmuş (02:34)
Bir okey spor app kendi hikayesi var şimdi çok detayına girmeyin madem bir şeyler oldu olmadı değil mi yani şu an yok değil mi spor app?

Bilgehan Yılmaz (02:41)
ve

şu an süper rap yok. bizim geçimlilikte. Rahmetli hikaye. İlk fail'ımı diyebilirim.

Ufuk Erdoğmuş (02:46)
O

fail'dan illaki bir şeyler öğrenmişsiniz. Sonra düğün buketi geliyor ondan 3-4 sene sonra herhalde diye tahmin ediyorum. Doğru. Onun hikayesi nasıl başladı?

Bilgehan Yılmaz (02:58)
Aslında onun hikayesi, SporApp'te şöyle bağlantılı. SporApp 2012'de başlattık ve 2015'in sonlarına doğru burada sonlanırdık onu. 3 sene? Evet. Yaklaşık orada da TimTap girişim evindeydik aynı zamanda. Çok tanıdığımız oldu. Şu anki bilinen birçok böyle girişimci orada yine benim gibi çaylaktı o zaman. Bir şeyleri öğreniyorduk, deniyorduk. Girişimciliği öğreniyorduk orada. Yatırımcılarla nasıl konuşulur, nasıl yatırımcılara biz derdimizi anlatırız falan.

Bir okul gibiydi aslında. Paylaşımlı bir ofistiydi. Öyle bir avantajı da vardı. Orada çok şey öğrendik açıkçası. Yani ben çok şey öğrendim o spor rap deneyimimde. Neyi yapmamam gerektiğini birçok şey öğrendim.

Ufuk Erdoğmuş (03:38)
Aklına gelen ya da birkaç çeteli bir sürü vardır da yani mesela neydi orada büyük ders?

Bilgehan Yılmaz (03:42)
En büyük ders şuydu, mesela bir gün hiç unutmuyorum. BIC'ye mesela orada sunum yapıyoruz dedik. Ya biz işte 300 bin dolar para ihtiyacımız var. Dedik ki, kaç ortaksınız? Dört ortalığız biz burada. Tamam. Peki işte her biriniz iyi yazılın. Hepimiz böyle beyaz yakaydık. Belli bir gelirimiz de var. İyi kötü ailemizin de destekleyebileceği bir ekiptik. Dedik ki hiç kredi çektiniz mi? Düşündüm hayır. Peki siz uçaktan hiç atlamamışsınız?

kendiniz hiçbir riski almamışsınız, biz niye riski alalım dedi.

Ufuk Erdoğmuş (04:15)
Sen kendini risk alıp kredi çekmemişsin ben niye senin için risk alıyorum diyorum.

Bilgehan Yılmaz (04:18)
Aynen

çok doğru bir soruydu o mesela böyle çok tokatlar yedik orada. Evet doğru çok mantıklı yani. Evet çekti. Ondan sonra benim girişimlerimin hepsinde kredi kullandım.

Ufuk Erdoğmuş (04:22)
Sonra kredi çektiniz mi?

Bu arada o kredi çok belâ bir şeymiş. Babam da sonuçta kendi işinin sahibi. Ama çok profil olarak, şimdi geri dönüp konuşması kolay tabii de geri dönüp baktığımda yorumluyorum babamın hikayesini. Ürkek bir şey, ne derler yönetici. Oradan mı geldi bilmiyorum. Ben 10 küsür sene hiç kredilere bulaşmadım. Borcum olmasın, başım ağrımasın falan. İlk kredimi aldım, hemen 3 ay sonra gittim bir daha başvurdu.

Manyakça bir bağımlık yaratıyormuş o tatlı geliyor ya böyle ooo ne güzel hızlandı işler falan.

Bilgehan Yılmaz (05:00)
Ya finansal olarak şirketlerin kesinlikle ona ihtiyacı var. Yani işte o dönemde böyle bu tip hem gol yedik hem bir yandan da şeyde öğrendik ister istemezsen yatırımcıya, orada bizi yatırımcılarla da görüştüyor.

Fikrin yok. Yatırımcı açısından bakma hiç bilmiyorsun. Çünkü bir girişimci başta şöyle düşünebiliyor. Yatırımcının asılsa çok parası var. Niye yatırımcın... Tabii herkes şey zannediyor. Herkes kendi Zükerberg zannediyor. Dünyanın en iyi fikrini bulduğunu zannedebiliyor burada girişimciler. Ve onun için çok mantıklı geliyor. Bak sunum da yaptım. Niye bu parayı? Ama işte o sunumun içerisinde o problemini ne kadar iyi anlattın. Onu nasıl çözdüğünü anlattın. Mesela şu hatalar da oluyor girişimciler tarafında. Çok güzel...

Ufuk Erdoğmuş (05:20)
Düğünde atar gibi atacak zannettim.

Bilgehan Yılmaz (05:41)
Evet, çekici bir problem var. Onunla çok güzel bir şekilde çözüyorsun. Ama çözdüğün problem kaç kişinin hayatına dokunuyor? Yani ne kadarlık bir değer? Kesinlikle çünkü yatırımcı günün sonunda şuna bakıyor. Hiç umuruna değil yatırımcının aslında. Senin neyi çözdüğün. Tabii ki şu an mesela böyle etki girişimleri falan bunlar da destekleniyor ama günün sonunda bütün yatırımcılar şuna bakıyor. Özellikle pandemi dönemi sonrasındaki dönemde şu son üç yılda girişimci Gek Usta'nın çok zorlanıyor.

Reallite ile ilgileniyor yatırımcı. Ben ne koyacağım? Önümüzdeki yıllar içerisinde geriye ne alacağım?

Ufuk Erdoğmuş (06:18)
Yani

bu oturmuş ekosistemlerdeki yatırımcılar gibi yani arsa yatırımcısı mesela. Ben burayı arsayı alacağım 5 sene sonra üçe katlayacak mı? İmarı yükselecek diyorlar adam alıyor yatırım yapıyor. Adam bir koyup beş alma derdi. Yani sen onların beş alacağını, on alacağını garanti edemiyorsan o değil yani adamın derdi. Onu zaten yapar adam kendi iş kurup.

Bilgehan Yılmaz (06:39)
Kesinlikle. Özellikle 2000'li yıllardaki kurulan girişimler işte Facebooklar, Türkiye'de yemek sepetiler falan sahibindenler böyle şey etkisi yarattı hani girişimcilerde. Ya böyle bir şey ben kursam çok havalı. Yatırımcıda da bu havalı bir şeyin yatırımcısı parçası olacak buradan. Evet bir ara bir dönem bu havalı girişimlerin bir parçası olmak isteyen yatırımcı grubu vardı işte bir ara Aslanova vardı.

Sitesi bile kurulmuştu. Aslında bugün yatırım yaptı mı diye böyle. Her gün yatırım yapıyordu. Tabii adam çok o 2012-2013 yıllarında yani 30 milyon doların üzerinde bir rakamı böyle bakmadan harcıyordu orada. Çok da eleştirildi aslında o dönem ama. Tabii girişimlerde o şeyi istiyor. Bu havalı bir şey yapıyoruz biz burada. Niye yatırımcılar bizim yatırımcımız olmuyor? Oradaki hataları, yapılmaması gereken hataları biraz öğrendim.

kitleye ulaşmayı öğrendik orada SporApp'te. Tabii haftada 250.000 kişiye ulaşıyorduk orada. En 11 ilk kurulunda gelip bize o zaman şey teklif etmişti, Sportleisure KompleSiz yönetim bu tarafta beraber burada ilerleyelim diye. Çünkü o zaman biz...

Ufuk Erdoğmuş (07:37)
Ve sosyal bir app.

2012'den

bahsediyoruz yani o zaman böyle bir şey yok yani.

Bilgehan Yılmaz (07:51)
Fenomenlik

kavramı yoktu. Biz o zaman SporApp markasıyla spor sektörün ilk fenomeniydik. Biz bir şey paylaşıyorduk. Ertesi gün bütün sosyal medyada şunu görüyordum. Bizim logomuzun üstünü böyle kapatıp kapatıp başkaları bir şey paylaşıyordu kopyalayarak. Öyle bir gücümüz vardı o zaman. Tabii böyle bir kitleye organik olarak ulaşabilme gücümüz varken tam fail ettik orada. Çünkü istediğimiz gelirlere ulaşamadık oradan.

Ufuk Erdoğmuş (08:17)
madem şey yani anlatabilecek anlatırım diyorsan niye fail etti? Güzel bir hikaye olabilir çünkü iyi gidiyor madem o zaman niye fail ettik yani şimdi girişimciler genelde bunu görmüyor. Her şey çok güzel gidiyor. Genelde fail edebilirsin yani ama ne oldu?

 

Girişiminizin para kazanıyor olması lazım

Bilgehan Yılmaz (08:21)
Mesela orada da güzeldi

Gizli

yener, girişimci şunu unutabiliyor yine. Para kazanmak zorundasın.

Ufuk Erdoğmuş (08:36)
Ben hep şey diyorum, esnaflık gibi diyorum abi.

Bilgehan Yılmaz (08:38)
Sen bir girişimi orada kuruyorsan işte ben çok havalı ne bileyim işte güneş enerjisini burada bilmem neye çeviriyorum tamam bunu yapıyor olabilirsin ama günün sana para kazanıyor musun? Para harcıyorsun çünkü para yakıyorsun. Hayat tamamen bununla ibaret. Para kazanabiliyor musun? Gelir modelin var mı? Gelir modelin tutuyor mu? MRR'ın ne şu anda? Ne para döndürüyorsun? Şimdi biz orada gelir modelimizi düzgün bir şekilde kuramadık. İyi bir gelir orada kuramadık.

Ufuk Erdoğmuş (09:01)
Şimdi

de çok normal ama ya.

Bilgehan Yılmaz (09:02)
Aynen

ama bunu kıramamızın temel sebepleri de şuydu işte az önce dedim ya ortada çok havalı bir problem var. O problemle kaç kişi ilgileniyor şu anda çözümüyle? Biz o zaman bakmıştık 550.000 araştırdık böyle oturduğumuz yerden 550.000 spor salonlarına üye şey var insan var. Dedi ki tamam güzel biz bunun %30'lu ulaşırsak yaklaşık 150.000 kişiye ulaşırız. Oradan Türkiye Cumhuriyeti oradan Amerika'ya atlarız. Asıl bu işin memba Amerika. Oradan da yabancı yatırımcı yürür gideriz yani hedef böyle.

Neyse biz iyi bölüyoruz. Hayaller Paris. Tabii Hayaller Paris. Biz 15-20 bin kullanınca çok hızlı ulaştık. Ya sonra büyümüyor. Kaldı böyle. Bir cam tavana vurduk. O cam tavanı anlayamıyoruz. Ne bu diye. Sonra ben salladım.

Ufuk Erdoğmuş (09:44)
20 bin yani sen 150 bin bekliyorsun niye 20? Mesela % kalsa diyeceksin ki okey 20 30 yerine 20 oldu.

Bilgehan Yılmaz (09:49)
oraya çok hızlı çıktık. Çok hızlı çıktık. Niye durduk orada? Ondan sonra... Şey dedi çok fazla insanla ulaşıyoruz sosyal medyada. Haftada 250.000 kişi etkileşime geçiyor bizimle. Ama içeride üye sayısının 20.000. Sonra sahaya indim ben. Sahaya inince şunu gördüm. Salonlarla tek tek geziyorum, konuşuyorum. Hepsi şunu söylüyor. Küçücük bir salona var adamın. 1000 tane üyesi var. Diyom ki o küçücük salona 1000 kişi gelse spor yapamaz ki burada. Yapmıyor ki zaten. Nasıl yendiler?

Evet, bizde 10 kişiden biri para öder, gelir spor yapar. Ya nasıl falan? Tabii sektörü burada o kadar iyi bilmeden, burada bir gelişmede kalkışınca böyle sonuçlar da olabiliyor.

Ufuk Erdoğmuş (10:28)
100.000 kişi var diye siz giriyorsunuz aslında 50.000 kişi var aslında 50.000 kişi gelir dolayısıyla sen yine o 50'nin %40'ını almışsın

Bilgehan Yılmaz (10:34)
Aslında

KPI tutmuş orada bir sıkıntı Bir de tam o sıra bizim bir rakip vardı FITOKRISİ diye yurt dışında Amerika'dan. Ona Arnaz Şivasenegger yatırım yaptı. O yatırım yapınca... Yok daha vali olmuş muydu tam hatırlamıyorum. O zamanlardı. Oraya yatırım yapınca dedik ya bizim hiçbir şansımız yok. Adamlar bir anda yatırım yaptı. Bir hafta içerisinde 3 milyon kullanıcısı arttı oranın.

Ufuk Erdoğmuş (10:39)
Market size ya

Ali dimiydi o ya?

Bilgehan Yılmaz (11:02)
Zaten orada bizde de Mehmet Sanlı, orada bizim yine mentorlarımızdan da çok güzel... Orada Mehmet Sanlı'ndan da çok iyi danışmanlık da alıyorduk timtep girişmeminde. O bize şöyle bir şey demişti. Dedi ki bakın arkadaşlar, bir hayal kurarken şuna dikkat edin. Coğrafyanın hızında farkında olun burada. Çünkü Amerika'da sadece Wall Street bölgesinde yanlış hatırlıyorum olabilirim ya yıllık ya aylık işte orada...

Ufuk Erdoğmuş (11:08)
Böyle bir şekilde.

 

Hayal kurarken içinde bulunduğunuz coğrafyanın farkında olun

Bilgehan Yılmaz (11:31)
Küçücük bir mahalle, Levent kadar bir bölge orası. Levent kadar olan bir bölgede çalışan insanların maaş... 600 milyar dolar yanlış hatırlamıyorum. Ya aylık ya yıllık yani burada. Bu kadar büyük bir para bu insanların cebine giriyor. Bu insanlar eve giderken bunu harcıyor. Üstüne kıyafet alıyor, ev alıyor, araba alıyor. Bir yandan da akşam telefonunu çıkartıyor. Applere 1 dolar, 2 dolar para harcıyor. Burada çok büyük bir ekonomi dağılıyor orada. Ama sen Türkiye'desin. Sen Wall Street'e...

Şu an o bölgede değilsin, onun sosyolojisinde, onun personasını şu an bilmiyorsun. Madem ki global bir şey yapıyorsun o zaman git burada Silikon Vadisi'nden. Aç orada girişimle orada başla. Ama buradan o globale, oradaki insanlar, oradaki girişimlerle yarışacaksan aynı iş yapar, rekabet edeceksen işin çok zor. Hakikaten öyle bir şey vardı. Biz spor webde yapacağımız şey globale gitmesi gereken bir şey. Silikon Vadisi'ndeki bir şey...

Ufuk Erdoğmuş (12:25)
150.000

kişiyi

Bilgehan Yılmaz (12:29)
Madem

böyle bir şey kuruyorsun, bunu sitcom vasıtasında kurman lazım. Çok haklı bir öneriydi. Tabii biz bunları öğrendikten sonra, böyle know-howlar oluşmaya başladıktan sonra tabii fail ettik

Ufuk Erdoğmuş (12:42)
Bu arada ibretlik bir ders olsun başkalarına. Bilmediğim pazarda iş yapmak piyango.

Bilgehan Yılmaz (12:47)
Kesinlikle.

Sonra yine bilmediğimiz bir pazara girdi.

Evet, en öteki düğün yapmıştım, evlenmiştim. Sektörü biliyorsun.

Ufuk Erdoğmuş (12:55)
O

düğünü yapınca baş işleri herkese verirken bir anlıyorsunuz.

Bilgehan Yılmaz (12:58)
Aynen

öyle, o zorlu biliyordum yani dün yapmanın zorluğunu. Bir yandan da sektörün için dedik ama çünkü artık dijital pazarlamayı çok iyi biliyorduk orada. Organik olarak kilitli ulaşma. Esio tarafımda zaten ben 2009'da bununla ilgili ilk eğitimleri almıştım. Şanslıydım o tarafta. Bir yakınımızın bir ekibi vardı bununla ilgili. Neyse, sonra tabii spor hep burada fail edince...

Bir know-how var, dijital pazarlama deneyimi var. Hani ben buradaki deneyimi nasıl kullanabilirim? Buradaki know-how'ı nerede kullanabiliriz? Kurumsal'a dönemem bu kadar bilgiden sonra.

 

Başarısız girişimden sonra neden hâlâ devam etmek istediniz?

Ufuk Erdoğmuş (13:34)
On soracak. Niye dönemeyiz şimdi sen bir giriş ok mezun olur olmaz bir girişim yapmışsınız dört kişi cesaret eyvallah. Fırça yiyince kredi de çekmişsiniz muhtemelen krediyi batırdınız değil mi?

Bilgehan Yılmaz (13:44)
Ya orada çekmedik, sonraki şeyde çektim yani. Spor app'da öğrendim, Dium Uncut'te çekmeye başladım.

Ufuk Erdoğmuş (13:49)
Sporapt, okey sporapt sadece olmadı. Çok bir eksiğe gitmemişsiniz yani. Hala denemek istiyorsun ama sen yani yine de şey kendim yapacağım. Ne derler gazı var.

Bilgehan Yılmaz (13:59)
Deneme ağrısı şuradan bir know-how var. Know-how var diyorum ki ortada bir problem burada mutlaka piyasada birçok problem şu an vardır da hala da 2016 yılındayız, hala daha dijital çok yeni ülkede. Hangi problemi çözeriz biraz şöyle bakınmak istedim o tarafta. Biraz sektör analizi yaptım, sektör analizi yaparken şunu gördüm.

Emlak sektöründe sahibinden çok kötü bir dominasyon yapmış ve arkasında rakipler de var. İşte tatil sektörüne bakıyorum tatil siteleri bir sürü...

Ufuk Erdoğmuş (14:30)
Doğru

o sektörler şeydi yani hani birisi domine etmiş, diğerleri de zaten artık büyüdü.

Bilgehan Yılmaz (14:34)
Aynen

öyle işte o zamanlarda dün sektöre böyle baktım. Bu sefer daha iyi bir market size daha iyi bir analiz yap.

Ufuk Erdoğmuş (14:45)
Ama

belli canım evleneceğiz yani. Kötü evleniyor herkes yani.

Bilgehan Yılmaz (14:49)
Bizin orada çok büyük pazar olduğunu gördüm. Yani inanılmaz büyük pazar. Her yıl 550.000 civarı bir çift evlenir. Valla ya sorma. Hep de ona denk geliyor rakamlar. Bu gerçek. 570-580 değişiyor. Nikah kıyan bir çift var her yıl orada. Ve bu çiftlerde çok ciddi bir para harcıyorlar. Yani çok büyük bir şey var bu tarafta. Yani dolar cinsinden söylersem işte 30.000 dolar civarı bir rakam.

Ufuk Erdoğmuş (14:56)
Yine bak sen 500 bin görüyorsun.

Bilgehan Yılmaz (15:19)
bir yıl içerisinde çiftin cebinden çıkıyor. Bunun büyük bir kısmı... Tabii ama %40'ı sadece mekan harcaması. Onun dışındaki %40'ı eşya falan, çeyiz harcaması. Tabii tabii. Bu hep aynıdı. Dolar cinsinden tuttuğun zaman rakamlar büyük bir oranda aynı. Onu çok değişmedi yani. Bu büyük bir sektör var burada. Bir tane oyuncu vardı ve hiçbir rakip yok orada.

Ufuk Erdoğmuş (15:32)
Bu günde benzer bu arada evet.

Bilgehan Yılmaz (15:48)
Ve hala daha burada yapılabilecek birçok şey var. İşte bir rakip orada sadece bir direktör olarak ilerliyor. Aslında konu sadece bir direktör sitesi değil, bir ilan isteleme sitesi değil. Uçtuğunca aslında burada iyi bir data var ve bu datayı çok iyi yönlendirip bütün o alışverişinin tek bir yerden ulaşabileceği bir marketplace olabilir diye düşündüm.

Ufuk Erdoğmuş (16:10)
zamanın ruhuyla da muhtemelen alakalı bu çünkü 2000'lerde bu direktör isteleri ilk onlar çıktı Craig's List ile başladı gibi diyelim ya da işte sahibindenler falan aslında direktör yani sadece listeleme yaparak bir şey olabiliyordun 2000'lerde. 2000 onların ortası gibi zaten sadece listeleme değil derleme birleştirme sunma gelsen de burada kendini göster hani şekil değiştirmesi zaten o döneme denk geliyordu yani siz orada trendi iyi yakalamışsınız başından gibi.

Bilgehan Yılmaz (16:24)
Aynen.

Arkadaşlar biraz alışmıyor.

Evet.

Ama tabi biz burada faz olarak ilerleyemedik. Yine Lean Startup'u öğrendim ben orada Spore app'te. bir anda böyle çok gelişmiş bir şey bir anda masaya koyup sonra insanların davranışlarını anlamak yerine Ağzım yandı bir kere. Önce bir ortaya basit bir MVP koy. Davranışları bir analiz et. Anla. Ondan sonra ürünün devamını getir. Spore app'i de şey pardon düğüm maketini de öyle kurduk. Çok basit bir WordPress site ile

 

Başarısızlıktan çıkarılan derslerin uygulanması ve Düğün Buketi'nin kuruluşu

Ufuk Erdoğmuş (16:53)
Asıl yanmış bir...

Bilgehan Yılmaz (17:08)
Ondan sonra hazır bir ilan listeleme template'ini aldık. Kendi logomuzu falan ekledik. Tabii orada da bir şey vardı. Yumurta tavuk. Şimdi ilk başta Directory olarak başlayıp daha sonra elde ettiğimiz data ile bunu Marketplace'e dönüştürme hedefi vardı orada. Adım adım basit haliyle başlayalım. Önce şunu görelim dedik. Yani rakibin yaptığı gibi biz şey yapabiliyor muyuz? İşte burada firmaları listelip insanlara reklamlarla reklam kanalına ulaşıp

teklif aldırabiliyor muyuz? Yani firmalara, düğün mekanlarına biz burada bir değer oluşturabiliyor muyuz? Çiftlerle buluşturabiliyor muyuz? Bunu anlamak istedik.

Ufuk Erdoğmuş (17:43)
Çünkü muhtemelen adamın reklamını bir şeyini satacaksın.

Bilgehan Yılmaz (17:45)
Aynen

öyle. Çok basit hemen hızlıca bir WordPress sitesi ayar kaldırdık. İşte logomuz falan koyduk. Ama dedik ki, üyemiz nasıl olacak? Dedik ki içeriye önemli değil bir 20 tane firmayı koyalım. Biraz reklam yapalım burada. En fazla orada ceza yeriz bir sıkıntı olmaz. Koyduk bir 20 tane firmayı. Onlardan habersiz. Başlattık reklamı. Bir baktık çiftler geliyor teklif almaya başlıyor içeride. Bunu gördük. Tamam bu sistem çalışacak gibi. Şimdi de mekan tarafından anlayalım.

Mekanlar böyle bir sisteme, piyasada ikinci bir firmaya para ödemeye hevesli mi burada? Hemen sahaya indik ama o sefer şey sorunu var o kısımda. Şuna bakıyorlar hanginiz üye içeride? Şimdi hiçbir üyemiz değil. Yine burada bir yumurta tabuğa çıktık. Spor app'de de olmuştu benzeri başta. Dedik o zaman bunu bir çözmemiz lazım. Nasıl çözelim? Gittik mekanlarla şey dedik ki biz sizden hiç para istemiyoruz. Komisyon alacağız size ilettiğimiz çiftlerde.

Mekanda cebinden para çıkmayacağı için kolay kabul etti bunu. Hemen önce bir 20 tane mekan üye yaptık içeride. Sistemi döndürmeye başladık. Evet çiftli olanlardan teklif almaya başladı. Sonra satışına başladık. İçeride sorduğu zaman bunlar ne? Üyemiz. Üyelik modelini söylemiyorduk yani komisyonlu değil. Ondan sonra ücretliler başladı. Çok kısa sürede yani biz Mart ayında lanç ettikten kısa süre sonra Mayıs ayında ilk satışlarımız başladı.

Ufuk Erdoğmuş (19:08)
Düşün

sezonunda da yetişmişsiniz. 10 dakikaya kalanlar sizi bulmuş.

Bilgehan Yılmaz (19:11)
Tabii. Aslında

biz orada son dakikaydık. Düğün tarafında 9'a önceden başlar. Zor bir dönemde asırlanç ettik. Yani Eylül'de etseydik daha iyi satışı başlatabilirdik.

Ufuk Erdoğmuş (19:22)
Ama

orada da şey var yani zaten seni kimse bilmediği için zaten sana askışı gelecek ya. Bence o açıdan aslında güzel denkleşme olmuş. Son dakikacılar ne bulursa sarıldığı için ben şimdi düğün sektörüne bahsediyorum. Son dakika mecbursuz. Sana da atmıştır. O öbürüne de herkese atmıştır zaten o mesajı. O yüzden hepsini yakalarsın ama bir sen önceden girsen bu sefer sen bir sene. O ilk sene her şekilde boş geçecek ya. Onu demek istiyorum yani.

Bilgehan Yılmaz (19:42)
Doğru.

O son makkajıları da yakaladık. Biz mekanlara yönlendirdik. Baktık sistem çalışıyor bu tarafta. Sonra adım adım düğün buketini zaten geliştirdik o tarafta. Arka yapısını geliştirdik. Ama ilk başta o kadar basittik ki yani F2 Tantil mi? yaptık biz orada. Ön yüzde varmış çalışıyormuş gibi gidiyorduk. İşte ilk orada bazı şeyleri böyle avantajına da çeviriyorduk. Rakibimizin daha gelişmiş bir paneli var orada. Sen şimdi sahibinden gibi girip bütün ilanları her şeyi editleyebiliyorsun. İlanların listesini görebiliyorsun.

 

Her zaman bir ilgili bir %10 vardır

Ufuk Erdoğmuş (19:56)
çalışıyorum.

Bilgehan Yılmaz (20:11)
Bizdeki şöyle teklif aldığın zaman mail atıyoruz sadece. bir dashboard bile yok senin girebildiğin. Biz ama bunu şöyle pazarlıyorduk. Diyor ki, biz çok butik çalışıyoruz. Bir tane V-Transfer'den şey aldık, üyelik aldık orada. Deumuket notlu V-Transfer açıldığında bizim kendi brand imgiz falan. Diyorduk ki, bak bizim burada böyle bir yapımız var. Sen fotoğrafçından gelen fotoğrafları, dosyaları, her şeyi toplu yükle. Biz senin için çalışıyoruz zaten. Biz senin sayfanı oluşturacağız orada. Hiç uğraşma.

Kendi zaten niye bunu yapıyorsun ki? çok külfet. Hoşuna gidiyordu orada firmaların. Oradan yürüdük. Duyumun keti orada çok hızlı büyüdü.

Ufuk Erdoğmuş (20:49)
Bu arada benim gözlemim yani sadece bir dipnot olarak bu güzel bir hikaye yani müşteri bulmak için biz de bunu birkaç farklı yerde yaşadım ben de. böyle mass produce ne derler kitlelere bir anda bir şey satamıyorsan, bir sistem kuramıyorsan gerçekten sana özel bunu yapıyorum demek çok işleyen bir taktik. Çünkü bunun halıcısı her zaman var. Yani sen %90'ı kaçırıyorsun ama onu isteyen %10 her zaman var.

Atıyorum bazen premium muamele isteyen, sadece muameleyi isteyen bir müşteri her zaman var. Bence zaten bir işin başında her zaman onlardan başlamak gerekiyor. Benim ekiptekiler bilir ben premium'cıyım derim. Önce premium isteyen müşteriye gitmek çünkü çok kolay. O çünkü böyle herkesin kullandığı dashboardu da istemiyor. Herkesin gördüğü arayış o değil yani. Bana mail at, adam mutlu oluyor ondan yani. Bence orada çok iyi yapmışsınız yani. Ansızlıktan yapıyorsun aslında ama zaten öyle yapman lazım.

Bilgehan Yılmaz (21:40)
Ya bir de şu da var.

Bir

de her zaman farklılaşma stratejin olması gerekiyor. Mesela şeylerde bütün hızlandırma programlarında girişimcilere en çok zorlayan şey o olur. Ben çok fazla hızlandırma programına katıldım. Senin farklılaşma stratejin ne? Bazen girişimler şöyle eleştirir orada mentorları. Ya kardeşim işte o ürünün sonuçta atıyorum piyasadaki A firması varsa B firması da var. Bak ikincisi de farklılaşmamış, aynısını yapmış. Yürüyor işte.

Bu çalışıyor yani biz illa farklılaşmak zorunda değiliz. Biz de fiyatımı ucuz girdik işte diye. Ama öyle değil aslında. Farklaşmak hakikaten zorundasın orada. Bazen bunu daha iyi, daha gelişmiş bir teknoloji yaparak farklılaşmak zorunda değilsin. Biz de bu şekilde onu yaptık. Aslında daha basit bir şey Farklı bakış açısıyla burada farklılaştık.

 

Farklılaşmak demek her zaman daha gelişmiş demek değildir

Ufuk Erdoğmuş (22:31)
Bunun müthiş bir örneği vardı. Birisi anlattı da kim de. Hikayeyi de tam hatırlamıyorum. Öğrenmem lazım. Çok güzel bir hikaye. Bizde şey vardır ya, birisi mesela atıyorum dönerci açar. Yanında 5 tane dönerci açılır. Pizzacı açar. Çok iyi yanında 5 tane kebapçı, pizzacı açar falan. Neyse işte. Yani biri bir şey yaptı mı aynen o dediğin hikaye. B.C.'de hemen yan yana yaparlar. Onu bölüşürler ondan sonra. Unuttum bir hikayede. Eleman meşhur bir restoranın yanına tatlıcı açıyor. Oradan çıkanlar gelsin ben de tatlı yesinler diye.

Ve orası zaten akın akın insanlar gittiği için orada olmayan bir şey yapıyor bu arada. Neydi hatırlamıyorum. İki ayda hatırlamadım çünkü rezil oldu ama anladın değil Orada daha büyük bir pasta var. Bulaşmıyor, daha basit. Çok mantıklı. Bu şey gibi diyorum balinanın yanında, küçük balıklar gibi. Yeterince pasta var orada zaten kenarlara saçılan. Bu da işliyor yani.

Bilgehan Yılmaz (23:22)
Yani işte o rekabette de bir şey farklı sunman gerekiyor ki mutlaka. Mesela Parachute de bunun çok iyi bir örneğidir. Birisi... Hani sen de yazım kökensin biliyorsun. Okuldan bir bilgisayar menüsü veya yazıl menüsü mezun olunda yaptığı ilk proje muhasebe projesi. Dünyada yapılmış en çok yapılmış olan girişim herhalde dünyada muhasebe ile ilgilidir burada. Mesela Parachute baktığında çok geç kurulmuş. çok 2000'lerde kurulan bir şeydi. Çok sonra mesela kuruldu o girişim. Ama mesela farklı bir...

Ufuk Erdoğmuş (23:39)
Sayıları tablo yapalım gösterelim.

Bilgehan Yılmaz (23:52)
şeyle baktı çok büyük rakipleri vardı işte Logo'ydu falan diğer Luca'ydı falan böyle çok güçlü rakiplerin içerisinde o olaya çok fark vardı daha iyi bir teknoloji sunmadı. Daha basit bir teknoloji sunmadı. basit bir şey sunuyor. Dedi ki basit bir şey sunuyorum ben burada UX'im çok basit işte mahalledeki esnaf bunu kullansın dedi. Farklı baktı bakış açıslar ve çok başarılı oldular sonra onların rakipleri onu takip etmek zorunda kaldı. Yani ona rakip olacak alt ürünler yaptı ve hiçbiri daha bu arada rakip olamadı. Hala benim bildiğim kadarıyla o...

Şu an lider olarak yürüyor. O yüzden farklaşma burada önemli ama illa böyle daha iyi bir teknolojiyle farklaşmak zorunda değil bence. çıkartma. Evet. Nasıl? Hani ortada bir problem var. Senin nasıl çözdüğün önemli değil. Yani illa uzaya roket atarak onu çözmek zorunda değilsin. Bazen çok basit bir şey yapmak, o problemin çözümü çok basittir ve sonra o basitliği satarsın. Bunun da önemli olduğunu gördüm ben yaklaşık 14-14 yıllık girişincilik hayatım.

Ufuk Erdoğmuş (24:29)
Sadece farklı olmak.

Çok iyiymiş. Düğün buketi. Tamam, biraz analitik bir şekilde böyle bir pazar var tercih ederek. Bu şey gibi, Jeff Bezos'un Amazon hikayesi gibi biliyor musun onu? O Jeff Bezos işte çalışıyor, girişimci olmaya karar veriyor. İşte bakıyor e-ticaret büyüyor. İşte birkaç kişi kapı kapı dolaşıyor, e-ticaret yapacağız falan. Millet daha o zaman internet ne falan diyor yani 90'lardan bahsediyoruz. neyse bu tamam, e-ticarsız açmaya karar veriyor. Amazon demesinin sebebi de A harfiyle başlayacak bir kelime arıyor. Çünkü Amerika'da her şey o zamanlar böyle...

Bilgehan Yılmaz (24:57)
Yok gün veriyorum.

 

Amazon anektodu ve çözülen problemin büyüklüğü

Ufuk Erdoğmuş (25:18)
kitaplarda, broşürlerde falan alfabetik sıralandığı için A ile başlayan şirket açmak kıymetli falan filan bir sürü absürt detayı var. Ne satacağına karar verirken de şeye bakıyor, depo tutmadan en çok çeşitli ürün ne olabilir diye bakıyor ve kitap ve CD'yi buluyor orada. Kitaptan başlayayım Öyle. Akmaz, kokmaz, eskimes hani anladın mı? Stokta dururken de çürümez. bir şey. Ve de şey diyor yani benim depo tutmama gerek yok. Kitapçı direkt gönderecek.

Tamamen full analitik değerlendiriyor. Tamam diyor, sayılara bakarak, kitap satarak bakalım bari diyor. Amazon.com işte bir anda birkaç sene içerisinde dünyanın en büyük kitap satış yeri Ondan sonra tabii kitap satmışken şunu da satalım, sonra bunu da satalım diye kopuyor gidiyor. her şeyi satıyor. Senin ki de öyle olmuş yani. Sen bir pazar bakıyorsun analitik. Okey, burası kapılmış, burası kapılmış. Burası çok kapılmamış. Büyük bir pazar, 550.000 kişi. Oradan yürümüş.

Bilgehan Yılmaz (26:12)
Ama yine tabii orada hani yine alakasız aslında bir pazara şöyle gibi düğün dikeyi başka dikeyi ama aslında her ne kadar düğün dikeyinde olsam da temelinde yaptığımız şey bizim dijital pazarlama. Yani data ile biz burada bir data'yı bir yere getiriyoruz, lead'leri bir yere yönlendiriyoruz. Aslında yine kendi sektörümde sadece farklı bir dikeyi de burada odaklanarak bir şey yaptık. Hedefi seçtik orada dediğim gibi analitik burada araştırdık. Pazarın büyüktüğü burada çok önemliydi. Çünkü özellikle iş dijital pazarlama yani

Ufuk Erdoğmuş (26:31)
Edefü, seçmiştir.

Bilgehan Yılmaz (26:42)
insanlardan sonuçta bir şey istiyorsun, bir ücret istiyorsun. Ücretini ne istiyorsun? Ne için istiyorsun? O problemi çözmek için. Biz mesela düğün mekanlarından hangi problemi çözmek için yıllık üyelik ücreti istiyoruz? Ben sana müşteri getireceğim diyorum. Şimdi neden hep bak ağzımdan hep düğün mekanı çıkıyor. Fotoğrafçı falan çok demiyorum. Oradaki üyelerimiz çok az, oradaki gelirimiz çok az. Neden? Çünkü bir fotoğrafçı işte 15-20 bin lira para kazanıyorsa ama düğün mekanda 200-250 bin lira kazanıyor ortalama doğru.

Ne kadar büyük bir fayda sağlıyorsan problemini çözdüğün firmaya veya kişiye o kadar da büyük hak ediş alma şansın oluyor. Çok küçük bir gelirim varsa da ona da çok efor sarf ettiğinde değmiyor o zaman yaptığın

 

Bir başarısız, bir başarılı girişimin ardından neden yeni girişime atıldınız?

Ufuk Erdoğmuş (27:26)
premium'a gelecek. sen büyük müşteriye büyük kazandırdığın için haliyle kazandığın da büyük oluyor. Bu şeyi de açıklıyor muhtemelen zaten. İşte eve yardımcı siteleri var. bileyim bakıcı siteleri var ve hiçbiri büyüyemiyor. Çünkü orada yarattığın değer atıyorum. 1000 lira, 10.000 lira, 20.000 lira. Dolayısıyla hani kazanamıyorlar muhtemelen ki bir türlü büyüyemedi onlar. Güzelmiş. Peki o zaman şunu soracağım şimdi SporApp fail oldu. Okey öğrendik eyvallah. Açlığımız doymadı. Yeni bir şey kurduk. Düğün buketi bu fail olmadı.

Bilgehan Yılmaz (27:55)
Evet. İşliyor.

Ufuk Erdoğmuş (27:56)
Gayet

güzel gidiyor. 5 sene sonra neden gris bir gazına geliyorsun bu sefer?

Bilgehan Yılmaz (28:02)
Orada şöyle işte problem dedim ya problem görünce çözmek. Evet ortada bir problem var problemi çözmemiz lazım diye.

Şimdi düğüm muketinde bir problemi gördük orada. Şuydu, düğüm muketi başta... biz ilk düğüm muketini kurduk. Günde sadece 2 kişi, 3 kişi falan başvuruyordu böyle. Çok küçüktü sayımız. İşte ilk yıl 1000 kişinin falan düğününü planladık. Yani bu kadar küçüktük. Sonra pat pat pat bir anda böyle büyüdü. İşte 30.000 kişinin, 40.000 kişinin düğününü planlar başladı. Bugün hatta 130.000'e çıktı bu rakam. Yani Türkiye'de evlenen her 4 çiftten biri demek bu. Ama bu şu anlama geliyor. Bu kadar çift işte sana başvuruyor.

başvurduktan sonra şöyle işin içinden çıkamıyorsun. Gitsin düğün mekandan teklif alsın. Ben hiçbir şey dokunmayayım. Hayır orada çiftisinin o deneyimini iyi bir şekilde yönetmen lazım. İşte çağrı merkezi kurduk. Çiftlerle iletişime geçilir. Tabii.

Ufuk Erdoğmuş (28:56)
Bir şey var, sana güvenip oraya gidiyor.

Orada zaten şeyi de kontrol etmen lazım. O ilişkinin başını sonunu hep takip etmen lazım. Ben sizin telefon numara buluşturdum gittiğim olmaması lazım herhalde.

Bilgehan Yılmaz (29:02)
Aynen öyle

Olmuyor

da hem şey içinde bu. Çift mesela ilk defa düğün, çoğu insan ilk defa düğün yaptığı için süreci de hiç bilmiyor yani.

Ufuk Erdoğmuş (29:13)
İnşallah çok da yapmazlar.

Bilgehan Yılmaz (29:16)
Boşan moranlar hiç az değil bu arada. Evet. Yani şimdi orada ilk defa bilmediği için orada ne yapması gerektiğini o yüzden doğru mekanlardan teklif de alamayabiliyor. Bakıyor mesela mekanın resimleri çok güzel. Bir de teklif alıyor mesela ama kendi bütçesiyle hiç uymuyor. Ama dönüp şey bulamamış olabiliyor. Bütçesine uygun olabilecek aslında başka alternatifler de var o tarafta. Biz orada çağrı merkezi kurduk ve bütün çiftlere de ulaşmaya başladık.

Ufuk Erdoğmuş (29:19)
Bayağı tekrarl?

Bilgehan Yılmaz (29:46)
Hem iki datayı alıyoruz. Tabii bayağı iş yani. Hem onları doğru yere yönlendirmeye çalışıyorduk. Hem de bir yandan nereyle anlaştığı bilgisini almak çok...

En azından aynı şey. Deniz danışmanlığı şirketi Deniz danışmanlığı, evet. ona yönel. Zaten organizasyon danışmanlığı servisi dedik bu servislerine. ODSD'ye bizde bir kısaltması vardır. Orada bir de nerede anlaştı bilgilerini de alıyorduk. Çünkü şu çok önemli. Mekanlara, daha sonra tabii WordPress'den sonra işler gelişti gelişti, panellerimiz oldu falan diyor bu ketinde. Mekanlara bunun ölçülebilirliğini de gösterdik. Yani mekan paneline girdiği zaman şunu görüyor. İşte kaç kişi benizitim, tayfamı ziyarete etmiş, kaç kişi başvurmuş. Kaç kişi?

Evet, konfirmasyon kaç tane almışım ve ben tahmin olarak o ortalama ne gelir elde etmişim buradan. Bu ölçülebilir bir şekilde bunu verdiğimiz zaman mekanlarda bu platforma değeri daha da arttı bu işin. Ama bu seferde şöyle bir sorun var. Data çok hızlı büyüyor. İşte biz 30.000-40.000 kişinin düğününü planlarken böyle 20 kisilik kişilik çağrı merkezi ekibimiz var. Data büyüdükçe hesaplıyorum, bizim bir süre sonra...

Hedefimiz çünkü Türkiye'de her iki çiftten birinin düğünü planlamak. Bir noktadan sonra sonra galiba 200 kişilik bir çağrı merkezimiz mi olacak?

Ufuk Erdoğmuş (30:59)
Ben

de onu diyecektim yani 90 bin olsa günde 3000 kişiyle falan... ...atabolursun ki yaza doğru bu artar. Hani şöpürleri vardır vesaire.

Bilgehan Yılmaz (31:07)
Sadece sayıyı bir de şöyle çarpman lazım. Düğün planlama yaklaşık 9 aylık bir süreç. Sadece mekanda değil. Kınası var, nişanı var, gelinamam var.

Ufuk Erdoğmuş (31:14)
Bir tane şey soruyor.

Yani

bir müşteri

Bilgehan Yılmaz (31:19)
Farklı

leadler de oluşturuyoruz biz orada. Bir de orada şöyle bir durum da var. Ulaşamıyorsun ki ilk seferde. Arıyorsun, işte çalışıyor gün içinde, açmıyor. Ya da işte ulaşıyorsun diyor ki ben bir düşüneyim üç gün sonra bir daha şey yapacağım. Bir kişiyi sen 10 defa 15 defa arayabiliyorsun o bir yıl içerisinde. O yüzden şu anlama geliyor işte 30.000 kişi başvurmuşsa o an. Aslında sen 300-400.000 arama yapacaksın yıl içerisinde. Bunlar çok ciddi rakamlar ve maliyetler artıyor. Bir yandan o sıra işte 2019-2020...

Şey başladı, ben çağrı merkezini kurdum ondan sonra. O sıralar hareketlenmeye başladı. Yani döviz biraz böyle hareketlenmeye başladı. Tam o sırada pat diye pandemi geldi. Ve bir de şöyle bir problemi de gördük. bir yandan da bu datayı yönetmek için biz farklı burada, globalde kullanılan talep yönetim platformlarını kullandık. İlk başta bu talep yönetim platformlara bize çok uygun fiyatlı...

Geliyordu çünkü biz startup olduğumuz için bize böyle ücretsiz kullanımlar veriyorlar.

Ufuk Erdoğmuş (32:23)
Buyr sana Hediye Startup Paket. Ben çok seviyorum bunu. Sonra bitince ne oldu acaba?

Startup paketinde ya da işte hediye mi verdin?

Neyse.

Bilgehan Yılmaz (32:33)
Bir

sene böyle her şeyi çok adapte etmişiz. Tam böyle işler de büyüyor, çok hızlı büyüyor o sırada. Pat geldi böyle, işte yıllık şu kadar bin euro ödemeniz lazım. Hayda biz daha mı o kadar daha karlı da değiliz. Tam biliyoruz da karlımız o kadar değil falan daha büyüme aşamasında.

Ufuk Erdoğmuş (32:52)
Muhtemelen

ona da sana tual satıyor ama o Amerika'daki kar oranı üzerinden bir fiyat koyup da satıyor. tabi. Yozır başına işte bilmiyorum 100 dolar diyor mesela. Yozır başına sen 100 dolar kazandırmıyorsun yani.

Bilgehan Yılmaz (33:02)
Tabi bir de o da var. Bir yandan o sıra döviz de bizde. hızlı yani o dövizin büyüğünü. Sıçramadan önce ama böyle adım adım bir sıçradı ya bir anda böyle 19 lira olmadı. 3 liraydı 5'e sıçradı bir an. Sıçramalar bir anda oluyor ya orada. 3'ten 5'e sıçrıyor, 5'ten 8'e sıçrıyor böyle. Bir anda bir sıçrıyor sen buna hazır değilsin.

Ufuk Erdoğmuş (33:08)
Bir sonraki videoda

Masrafın artıyor durduğu

100.000

dolar veriyorsun bir anda o yani atıyorum 10.000 dolar işte ne olsun o zaman 100.000 dolar bir anda 500.000 lira vermeye başlasın

Bilgehan Yılmaz (33:28)
Evet,

o iş de çok zorluyor. O döviz bazlı gitmesi. Ben de onu şunu düşünüyordum. Diyordum ki ben küçük bir ekibim, 20 tane agentim var burada. 200 agent olan ne yapıyor o zaman? Milyon dolar seviyesinde bu tool'ları harcayanlar var. Onların işi çok zor ve TL kazanıyor sonuçta bu firmalar. Perekende firmalarına bak. Hepsi TL gelirli bunlar. Ama döviz bazlı bütün buradaki şeyleri kullandı toolların hepsi. O zaman dedim ki ya...

Burada yerli bir tola ihtiyaç var. Türkiye'deki bu döviz tarafı bir kaygan zemindeyken. Hem yerli bir ürüne ihtiyaç var hem de biz bu ürünü yapabiliriz yani yapılabilir bir ürün bu ve globalde çok büyümüş bu firmalar ve çok büyük gelirleri var.

Ufuk Erdoğmuş (34:13)
Yani belli

bir boyuta gelince siz dışarıya para verip aldığınız çok pahalı bir toolu acıtmaya başlayınca fiyatı ya yeter Allah kahretmesin kendimiz yapalım diyerek mi? Şimdi bunu tozlamaya başlıyorsun.

Bilgehan Yılmaz (34:26)
Kendimiz şöyle şey... Bunu

sorgulamaya başlayınca şöyle bir şey de oldu. Evet bunu ben isterdim ki kendimiz yapalım ama şöyle bir realite vardı. Bu tool çok gelişmiş ekiplerle yapılıyor. Yani çok iyi, düğüm muketi yazılım ekibi de orada iyiydi ama sonuçta bu tamamen teknolojiler, tamamen data odaklı bir iş olduğundan olayı burada deneyimi olan, know-how'a olan gerçekten pahalı ekiplerle kurulması gereken bir girişimde.

Ufuk Erdoğmuş (34:53)
Bir de şeyin etkisi olabilir mi? Ben bunu çok görüyorum. Yani kendi deneyimi var düğün buketinin, kendi ekibinin ama sen bunu tool yapıp yani bir ürün olarak satacaksan, jenerik olması lazım. Aynen. Sen herkesi kendin gibi varsayamazsın. Senin süreçlerin farklı olabilir, öbürün başka olabilir. O jenerik süreci sana anlatacak da biri lazım muhtemelen.

Bilgehan Yılmaz (35:02)
Cennet bir şey olacak.

Ve cenerik olması da pahalı.

Kesinlikle. Hem orada bir know-how lazım hem de jenerik bir şey yapmak istediğinde de daha pahalı oluyor biliyorsun orada.

Ufuk Erdoğmuş (35:20)
Çünkü her case, yani her senaryoya göre bir hazırlığın olması lazım. Sen düğün buketine tool yapayım desem belki 3 ayda yapacaksın, öbürünü belki 8 ayda yapıyorsun.

Bilgehan Yılmaz (35:28)
Aynen öyle. Bir de bizim odağımız şey değil. Orada zaten düğüm kit orada bir büyüyor. Benim bir yandan onu odağıma alamam o taraftan. İşimiz gücümüz de o tarafta. Büyüyor, yatırımcılarımız var falan burada. Ne oldu? O sırada bizim bir yatırım turu oldu. Yatırımcılarımızdan biri de çağrı merkezi kurucusudur Ergun Civalek. O da...

Ufuk Erdoğmuş (35:37)
Evet.

Bilgehan Yılmaz (35:54)
işlerini çok iyi büyütüyordu.

 

Seri girişimci olmak ve yatırımcı ilişkisi

İşte biz de onun müşterisiydik. Müşterisi olurken o da bizim yatırımcımız oldu sonra. Orada tabii şunla onunla konuşmuştum. Ya ben kendim kurdum buradaki bütün customer experience ile ilgili bütün toolları. Aslında sen bana paket halinde verseydin ben keşke uğraşmasaydım. Evet yani ben bunda da çok zaman kaybettim. Zamanında para da kaybettim burada. O da şunu demişti yani bizim ama ana işimiz bu değil. Yani bizim novamız teknoloji değil.

Ufuk Erdoğmuş (36:13)
Neyden bahsediyordun?

bilmeden kendi toollarla uydurmuşsun bir süreç. O da süreci biliyor tool yapmayı bilmediği için.

Bilgehan Yılmaz (36:29)
Aynen öyle.

E dedim o zaman bende bak ürün geliştirme yeteneği var burada. Böyle bir know-how var. Ve bunu çok hızlı, iyi mantıkla çok hızlı yapma yeteneği var. Sende de çok iyi bir sektürel know-how var. Çünkü orada işte çiçek sepetinden tutup bir sürü böyle marka da hizmet veriyor sıra.

Ufuk Erdoğmuş (36:45)
sporap

hikayesine gönderme olsun sektörü bilmeden girmeyin demiştik

Bilgehan Yılmaz (36:48)
Aynen öyle. Sekleri bilmeden...

Ona da şunu dedim. Yalnız dedim ben bunun şey olamam. Founder'ı olamam. Bunun Founder'ı sen olmalısın. Bunun başındaki kişi sen olmalısın. Ben burada bir co-founder olarak ürünün doğru bir şekilde yer almam lazım. Ürünün nasıl yapılması gerek. Şundan dolayı orada benim yatırımcılarım var, düğün muketi var ve benim bütün odağım düğün muketi.

Ufuk Erdoğmuş (37:08)
Niye söyledin?

Fondür dediğin şey yani her şeyin başında olursan bu sefer başka şeyleri öbür işlerini aksatacaksın.

Bilgehan Yılmaz (37:17)
Tabii

yani, fayl olan iki girişim, bir girişim daha büyüme aşamasındayken, her şey güzel gidiyorken o tarafta, sen ikinci bir girişim kuruyorsan şey olman lazım. Gerçekten ilk girişimin belli bir zemine oturması lazım. Evet, burada seri girişimci olmak o kadar kolay bir şey değil burada. Bir de bir şeylerde hata yaptığın zaman, eğer yaptığın hata senin diğer girişimine ayırdığın zamandan odaktan dolayı burası etkilenmişse,

Ufuk Erdoğmuş (37:32)
kendi kendine ilerliyor olması lazım yani.

Bilgehan Yılmaz (37:45)
buradaki girişimcilerinden, şey yatırımcılarından ciddi eleştiri alabilirsin. Yatırımcıların da burada hani o süreci çok iyi yönetmen gerekiyor. Çünkü onlara borçlusun. Onlar buraya bir yatırım yaptı ve sen aslında onların yatırımını geri kazandırmakla burada bir borcun var yani. Repitasyonun burada çok önemli. Evet fail edebilirsin. Fail etme sebebin pazarla ilgili olur. Evet bir şeyleri iyi yapamamış olursun ama senin o paralile yaptığın bir girişimden dolayı burada bir fail olursa bu senin repitasyonun çok kötü etkiler.

Ufuk Erdoğmuş (38:13)
Ben senin paranı beşe katlayacağım diye sonra yarı yolda bana müsaade edip gidiyorsun. Olmaz.

Bilgehan Yılmaz (38:17)
Tabii bu kesinlikle

olmaz. Baktığın zaman bak hep başarılı girişimcilere bak. Hep onların bir exitinden sonra başka bir girişimi var veya bir failından sonra başka bir girişimi İkinden yapmıyor. Aynen. Şimdi sen ileride yeni girişimler yapacaksın. Eğer reputasyonun çok kötü burada etkilenirse yatırımcılar tarafından sonra girişimde yatırım bulamazsın. Buna çok dikkat etmek gerekiyor. Yatırımcı ilişkisi de burada çok önemli. Duyumuk etine biraz bunları da öğrenin. Neyi yapmamam gerektiğini, neyi yapmam gerektiğini.

yeri geldiğinde yatırımcı ilişkisini doğru yönetemedim zamanlar da oldu kesinlikle. Bunlarda hep bir know-how oldu bende.

Ufuk Erdoğmuş (38:54)
10 sene geçmiş yani.

Bir fail var, bir başarı var yani görebileceğin her şeyi görmüşsün 10 senede zaten.

Evet, çok genel konusuyum.

Bilgehan Yılmaz (39:03)
Tabii çünkü ben dün bu kitinde şu aşamaları gördüm. Melek yatırımcılardan yatırım aldım ama VC seviyesinde henüz yatırım almadım. Bunun private equity'si Daha göreceğim çok şey var. 35 yaşındayım hala gencin. Daha çok deneyim var orada. Gris bir tarafına gelecek olursam Ergun Cüvelek'le orada süreci başlatacağız ama tabii ben ürünün know-how'ını çizeceğim, biraz danışmanlı yapacağım ama yine işin mutfağına giremem bu tarafta.

Burada odağım var. Mutfağına gitmek... Tabii teknolojik kısmı. Ürünün tamam. Ben çizgisini çizdim de birisi yapması lazım onu. Hayata geçirmesi lazım. Orada bizim Duumuket tarafında da tanıştığımız bütün arkadaki panel taraflarını yapan bir ekip vardı dış ekibi. Kod Gemisi ekibi. Onlar da Atlasyan Jira ürünlerinin Türkiye partneriydi. Çok iyi bir deneyim vardı. Süreç yönetimi biliyorlar. Yapı kredi, aliyan, sigorta gibi birçok burada enterprise'ın...

Ufuk Erdoğmuş (39:35)
Teknolojiden basıyorsunuz.

Bilgehan Yılmaz (39:59)
danışmanlık vermişler, jirasını kurmuşlar falan. Böyle bayağı iyi bir deneyimli bir ekipti. Güvenilirdi bir ekipti. Onları da co-founder yapma karar aldık. Onlar da Destan'da ekibiyle orada üçüncü bir parça oldu. CT oldu Destan orada bütün ekibiyle geldi. Ve Destan full time buraya zaman ayırıp ürünü gerçekleştirmeye başladı. Ve orada da Ergün abi lead etti buradaki bütün süreci. Ben de orada...

Ufuk Erdoğmuş (40:25)
Siz

direkt güçlerinizi birleştirmişsiniz. Olması gereken ideal senaryo işte. Aynen Aynen. Sektörü bilen biri, ürünü yapacak birisi, ürünü geliştirecek birisi. Para da var. Bitti gitti yani.

Bilgehan Yılmaz (40:32)
Aynen öyle. Evet

o da çok büyük bir avantaj. Hani bir yatırımcıya muhtaç olmamak. Çünkü özellikle bu sağ sürünlerde, bir sağ sürün yaptığın zaman enterprise'ı şunu gördüm. 6 ile 12 ayda satış kapanıyor. Daha önce bir ürünü yapacaksın. TÜRKİYE'de çok yavaş. Türkiye'de özellikle daha da yavaş. Yurtdışında da yavaş B2B'de ama Türkiye'de 2x yavaş.

Ufuk Erdoğmuş (40:48)
bir de

 

Yatırımcıya muhtaç olmadan ürün geliştirmek

Herhangi bir ürünü bir şirketin, de öyleyim. Müşterilerde de görüyoruz, shop yapar da işte hep satıyoruz ya. Adam zaten böyle window of shopping derler ya, o süreç zaten böyle. Vitrinleri gezerek zaten aylar geçiriyor. Hele bir de biraz büyükçe bir şirketse, büyük bir satış olacaksa daha da uzuyor çünkü önce bir müdür vitrinleri geziyor, sonra onun direktörü vitrinleri geziyor, ondan sonra hep beraber vitrinleri geziyorlar, sonra C level'a vitrinleri gezdiriyorlar. Sen toplantı üst yüze toplantı, sonra 6 ay sonra konuşalım başlıyor. Gerçekten şey yani hani şirket...

Bilgehan Yılmaz (41:06)
Aynen öyle.

Ufuk Erdoğmuş (41:24)
Aynen. Bir de dedin ya bir sene kullandım çıkamadım kolay kolay diye onu istemiyorlar zaten. bir business yani ne derler bir şirkete bir tool almak öyle. Hadi alalım bakalım bir iki ay sonra bırakırız olmadığı için zaten çok düşünüyorlar.

Bilgehan Yılmaz (41:28)
E tabi.

Tabii GRISP'i de burada şöyle bir ürün. Onun için hem bir avantaj hem de bir dezavantaj. Bir firma GRISP kullanmaya başladığında çünkü bütün müşteri iletişimini buradan yönetmeye başlıyor. Bütün arkadaki entegrasyonlarını bağlıyor. GRISP o şirketin bir canlamarı oluyor. Canlamarı olduğu için onu böyle söküp istediği zaman atamaz. Onu terk etmesi çok büyük karar. Çok büyük maliyet. İstemez mi?

Ufuk Erdoğmuş (42:02)
Zaten de iyi olduğu için istemeyecektir. Yine de o endişe yaratır yani. Ya ben buna girersem çıkamam diye bile düşünüp zaten zaman kaybeder.

Bilgehan Yılmaz (42:09)
Bunun da işte avantajı var. Satışı kapattığında orada bir &R'ın var ve çok güvendim bir &R'ın var o tarafta. Sürekli bir gelir kazanıyorsun. Ama satışı kapatırken de zaman alıyor. Çünkü karar süreci uzun. Kolay karar veremiyor burada. Burada dediğim gibi güzel bir ekip kuruldu orada. İyi bir ürün geliştirildi. Hızlı bir şekilde orada enterprise firmalarla büyümeye başladık.

Ufuk Erdoğmuş (42:35)
4 sene

Bilgehan Yılmaz (42:37)
2021'de

geliştirilmeye başlandı. Geliştirme süresi 1 yıl sürdü yaklaşık. O 1 yılın sonunda ilk düğün muketinde biz bunu denemeye başladık. İlk düğün muketinin değerli... E tabi. Düğün muketinde şöyle bir avantajı oldu. Çok 1000 euro para vermekten kurtuldu çünkü aynı şekilde StarTap'ı destekleme mantığıyla Gris bir de düğün muketini destekledi burada.

Ufuk Erdoğmuş (42:48)
Bu arada hazır al buyurun hemen. Test sürüşünü yapacak birisi lazım her zaman.

Sadece

biraz olcağı gibi ama evet.

Bilgehan Yılmaz (43:05)
Öyle

 

Grispi'nin geliştirme süreci

bir avantajı da oldu. orada düğümün ketini de gördük. Bu çok büyük bir fayda sağlıyor içeride. Süreçlerimizi çok iyi optimize ettik.

Ufuk Erdoğmuş (43:14)
şey de olabilirdi yani sağlamaya da bilirdi ama en azından sen düğün buketi olarak ya biz arkadaş bunları bunları düzeltirseniz diye şey verecektin yani geri dönüş verecektin zaten o da abartma olacaktı. Demek ki düzgün yapılmış. OK hemen satabiliriz oldu.

Bilgehan Yılmaz (43:25)
Evet evet orada çok büyük avantaj oldu. Tabii ki de yine düğüm miktarı sürecinde de bazı şeyleri gördük aslında bu daha iyi olabilirmiş diye. Düğüm miktarı orada şeyde oldu yani düğüm miktarın problemlerini de görmüş olduk. Çünkü düğüm miktarı birçok enterprise ile aynı seviyede aslında bir müşteri yönetimi gerçekleştirdiği için düğüm miktarın derdini çözmek demek aslında Türkiye'deki bilinen markadan daha büyük bir derdi çözmüş oluyor.

Ufuk Erdoğmuş (43:52)
Dediğin ya sen yani 300 bin görüşme yapıyorsun.

Bilgehan Yılmaz (43:55)
Çok ciddi bir rakam. Yani, Pistad'ı bilinen çoğu, bilinen böyle perekende markasından daha büyük bir data yönetiliyor Duumket içerisinde.

Ufuk Erdoğmuş (44:02)
Bir de şey var yani atıyorum, Perak kendi dedin, t-shirt aldım. Ben ne arayacağım da soracağım da konuşacağım. Şimdi düğünde öyle değil ama yani. Yirmi kere arar sorarsın yani. Anlatabildim mi? O da var yani. yüzden daha bir çok ister istemez zaten muhatap oluyorsun müşteriye.

Bilgehan Yılmaz (44:04)
Tabi.

Bir

de data şöyle çok değerli. Müşterinin cebinde 30 bin dolar var. Yani mesela örnek vereyim. Trendyol'da 2021 verisi, yanlış hatırlamıyorum. Güncel veriyi tam bilmiyorum ama o zaman yılda ortalama olarak bir müşterisi, bir üyesi 1100 lira para harcıyordu. Bugün de rakam en fazla olmuştur. 5-6 bin lira olmuştur. Yani Trendyol'un elindeki bir datanın değeri yıllık 6-7 bin lira, o civar bir şey.

Ama benim elimdeki datanın, Düğüm Huketi'nin elindeki datanın değeri 30.000 dolar. Bir yıl içerisinde 30.000 dolar o cepten çıkacak. Ve biz o kararı değiştirmeye...

Ufuk Erdoğmuş (44:50)
Şimdi

trendy ol, tabii lifetime. Hayat boyu o 5000-5000 toplayacak ama sen bir anda 50.000 alacaksın.

Bilgehan Yılmaz (44:56)
Aynen

öyle. Düğüm ketinin anıtıcıdır şu oluyor sürekli data yenileniyor. Yani her yıl 550.000 nikah, her yıl kıyılıyor. Hep yeni data geliyor. Oşananlar dahil. Sürekli bir organik olarak yeni bir data girişi var içeriye.

Ufuk Erdoğmuş (45:12)
Süper hikaye. Yani siz orada kendi probleminizi de biraz çözmek. Aa başkalarında da bir problem varmış. Yine bir problem bağımlılığı. Güzel bir hikaye olmuş. Yeni bir şey var mı kafanızda şu an yoksa şimdilik böyle gidiyoruz mu?

Bilgehan Yılmaz (45:18)
Evet.

Aslında yeni şöyle tabi biz... Griz bir... Yine yola şöyle başladı. Her girişimde olduğu gibi böyle küçük pivotlar yaptı kendi içinde. Başta talep yönetim platformuydu. İşte telefondan ve e-postadan gelen... Çıkış noktası oydu onu görüyorduk sadece. Ama tabi yolda müşteri deneyimi değişti. O customer success tarafının da kanalları değişti.

 

Yeni proje fikirleri ve zamanın ihtiyaçlarına adapte olmak

Eskiden 90'larda sadece bir telefon kanalı varken 2000'lerde e-posta kanalı çıktı. Sonra...

Ufuk Erdoğmuş (46:06)
Onlara site'den yazıyorduk sadece.

Instagram, Whatsapp nereden bulsak yürüyoruz.

Bilgehan Yılmaz (46:09)
2020'den itibaren, 2020'de 2021'den itibaren de pandeminin de burada hızlandırmasıyla yazılı kanallar özellikle çok hızlı gelişmeye başladı. İşte Whatsapp'ı, sosyal medyası. O kanallar firmaların bir müşteri iletişim kanalındayken müşteri iletişim kanalına dönüştü. Artık Instagram'dan biri yazdı da ona yanıt vermesi gerekiyor. Yoruma da yanıt vermesi lazım. Diyeb'den yazdı da o bir şikayet artık. Telefon gibi bir kanal orası.

Ufuk Erdoğmuş (46:34)
Yani

dönemin getirdiği alışkanlıklar sizin ürünü değil. Bir takip edelim de bunları konuşalım. Olur. Güzel.

Bilgehan Yılmaz (46:37)
Bizim ürünü değiştirdi ve

İstersen o kısmı bir dahaki bölüme bırakalım.

Ufuk Erdoğmuş (46:46)
Gelişti yani diyordun ürün.

Bilgehan Yılmaz (46:47)
Evet, ürün orada pivot etti, gelişti ve o sürede tabii yapay zeka da çok gelişti. Bütün bunlar gelişirken bizim burada kardeşli start-uplarımız da olmaya başladı. Ceyber, yani Ergun Civerin sahibi oldu burada çağır merkezi de. Ergun Bey'in de şöyle bir vizyonu vardı, GRISP'ye de ilk yatırım yaparken. Evet, biz bugün insan kaynağını aslında sağlıyoruz firmalara ama Ceyber belki 10-15 yıl sonra yok olacak.

Çünkü burada çağrı merkezli çalışanlarının yaptığı...

İki değiştirecek. Evet insanların yerini büyük bir oranda teknoloji alacak. İnsana bağımlılık burada azalacak büyük bir oranda. O yüzden benim burada teknolojilere yatırım yapmam gerekiyor dedi. Ve bizim dışımızdaki girişimlere de burada yatırım yapmaya başladı. şu an son zamanda da bu son böyle bir iki aylık az çok yeni bir süreç böyle. Lansmanı bile daha bugünlerde yapılacak.

Ufuk Erdoğmuş (47:45)
Yeniliriz

belli değil, o yüzden yaptıktan sonra muhtemelen yeniliriz.

Bilgehan Yılmaz (47:49)
Ben seninle paylaşıyorum bunu.

Burada şimdi J.B.R. J.B.R. Digital adında ayrı bir şirket kurdu. Burada, Pirell'de. Ve bu yatırım yaptığı girişimlerdeki olan hisselerini bu J.B.R. Digital'e devretti. Ve J.B.R. Digital'de de şunu hedefliyor. Şu an girişimlerinde, zorlu bir dönemde bütün girişimler. Herkes verimli... Bütün girişimler verimli olması lazım şu anda. Hem bu girişimlerinde verimliliğini sağlamak için. İşte ortak giderleri, bunlar ilkadır.

yönetim giderleridir bütün bunları Ciber Digital'in altında yapıp, gelişimlerin sadece problemi çözmeye odaklanması için bir yapı kurdu. Çok da mantıklı bir yapı oldu. Ve buraya da, Türksel Global Bilginin esi genel müdür yardımcısı Funda Seyre'yi, bu Ciber Digital'in başına burada transfer etti. Evet, bir yıldızlar topluluğu oluyor burada. Onunla beraber şu an güzel bir, şu an yolculuk başlıyor.

Ufuk Erdoğmuş (48:47)
Yani

yeni ürünler, aynı alanda başka ürünler yapmak için bir şeyler...

Bilgehan Yılmaz (48:51)
Evet

aslında yapılmış ürünler de var. Yani hikaye şuna dönmeye başladı CBR Digital ile. Grizz bir ürünüyle burada biz tüm Omni Channel kanalı tek birden yanıtlanmasını sağlıyoruz. Yine diğer burada Voice AI çözümlerimizle ve Chat AI çözümlerimizle insan Omni Channel'a gelen talepler daha insana gitmeden yapay zekayla çözülüyor.

Ufuk Erdoğmuş (49:15)
Önce talepleri topladık.

Şimdi de taleplerin işlenmesini bir şekilde

Bilgehan Yılmaz (49:20)
Evet,

bunu da yapay zeka yapıyor. Bir insan gibi onlara yanıt veriyor bu tarafta. Tabii bunu ölçümlemek de çok önemli arkada. Yapay zeka çünkü biliyorsun şu an sinasyonluğu görebilebilir bir sürü problem var. Sıkıyor biraz. Tabii doğru yanıtlar verebiliyor mu? İnsanla aynı şekilde bu arada. İnsanla denetlemek lazım. Onu da yine yapay zeka ile denetleyecek bir ürün ortaya çıkarıldı. O da yapay zeka ile dinleyip bütün bu görüşmeleri yazılı veya sessiz kanalda. Bunlarla ilgili işgörüleri ortaya çıkarabiliyor.

İşte müşterinin asıl ana konusunda, ana şikayetine, alt nedenle işte müşteri temsilcilerine puan veriyor. Yüz üzerinden işte KYK sorgusunu doğru burada yapabilmiş mi? gibi böyle bütün adım adım bunları denetleyebiliyor. Tabii biz bu ürünlerle, Acev-i Iki'yle mesela geçenlerde bir ödül aldık. Avrupa'da bir ödül aldık. Dün de daha yeni bu gelişme oldu iki gün önce, pardon, dün de uyurusunu yaptık. Türkiye'de de bir ödül aldık. Acev-i Iki'nin 1 milyondan fazla burada müşteri yorumunu.

analiz ettik ve çok detaylı iç görüler çıkardık. İşte burada 1500'den fazla ürünün optimize edilmesi gerektiğini ortaya çıkardık. Mesela bir ürün grubunda 38,5 numara üretilmesi gerekiyormuş.

Ufuk Erdoğmuş (50:34)
Söyleyemezdim bunu okuyacak da birisi fark edecek hakikaten.

Bilgehan Yılmaz (50:37)
Bu

videonun

Ufuk Erdoğmuş (50:40)
O

ne derler PR ekibim artık neyse oradaki departmanın adı. Onun başındaki arkadaş çok mutlu olmuştur. Zaman ayıramazsın yani. Hadi bunu okuyun diyemezsin yani.

Bilgehan Yılmaz (50:46)
Tabii müşteri

Ve

işte o içgörülerle neler yapılması gerektiğini, çünkü gelişim önerilerini biz orada yapay zekâ ile üretiyoruz. Çünkü genelde, normalde geleneksel yöntemde eskiden bu şöyle yapılıyordu. Çarların sadece %1- %2'si manuel olarak dinlenip insan tarafından kalite ekipleri, onlar bu içgörüleri çıkarabiliyordu. Ama %98 dinlenmiyordu. Gerçek bilinmiyordu aslında.

Öyle bir ödül aldık. Şimdi yeni yeni ödüllere yelken açıyoruz orada. Ceyber Dijital ile de böyle farklı bir heyecanımız var.

Ufuk Erdoğmuş (51:22)
Dediğim gibi hakikaten...

...ifşa ettin madem ben tekrar edebilirim. 35 yaşında bunlar olduysa demek ki 45'e kim bilir nere olacak. Ben hep öyle diyorum. Bu arada şey... Geri gelmişken şey söyleyeyim. Gençler de şey zannediyor. Ben de 43 yaşındayım sonuçta. Söyleyince böyle hiç göstermeyen falan diyorlar. Diyorlar hani 40'ı insan çok büyük zannediyor çünkü. 35'i ben öyle zannediyordum. 35'te bu aydınlanma geldi bana. 35'ü olduk bile. Öyle demişler. 35'te ben ne arı ospeş oldu falan demiştim.

O yüzden 35'te buradaysam muhtemelen daha bunun 45'i var hatta 55'i Belki 65'i var yerine göre.

Bilgehan Yılmaz (51:57)
Zaten ortalamalara baktığın zaman girişim ekosisteminde, ben yurtdışı verileri öyleydi Türkiye'deki ortalamayı bilmiyorum ama yurtdışında da en böyle başarılı girişimci yaşları 45-50 civarlarında. Çünkü belli bir deneyime ulaşıyorsun orada, belli bir know-how'un oluşuyor. Önce fail ediyorsun. İkinci fail ediyorsun. Üçüncüyü fail ediyorsun. Bize diyorlardı mesela Hızlandıran programlarında yatırımcılarla ilgili. Yatırımcılar...

Fail'lerinizi de burada anlatın ki. Bunları bir şekilde o takım sayfasında sunumlarda belirtin ki. Üç kere fail etmeniz onlar için çok iyi bir şey. Yani onlar buna mutlu oluyor. Çünkü üç keren, üç farklı alanda ne yapmaman gerektiğini öğrenmişsin.

kesinlikle

Onlara en büyük önerim şu olur. Ben tabi kurumsal hayatta çok kısa böyle 1-2 yıl çalışıp girişimcilik hayatına, erken hızlı girdim. 22 yaşımdayken daha burada başladım. Onlara önerim şu olur. Ben kendi girişimimde fail'leri ettim ve o yüzden kendi paramı harcamak zorunda kaldım. Siz önce kendi fail'lerinizi bir start up'ta veya bir kurumsal'da girin. Başkasının parasını fail edin orada. Çok doğru.

Ufuk Erdoğmuş (53:01)
bakalım.

Bilgehan Yılmaz (53:05)
Önce orada öğrenin. Fail etmeyin bir kısım faili en azından 25-26 yaşına kadar.

Ufuk Erdoğmuş (53:10)
Özellikle

start uplarda bu gözlemlenebiliyor. İçeride çok iyi gözlemleniyor.

Bilgehan Yılmaz (53:15)
Startuplarda özellikle daha iyi olur.

 

Girişimcilik oyununun başında olanlara tavsiyeler

Yani kurumsal da onu çok anlayamayabilirsiniz. Çünkü kurumsal da insanlara yeterince orada sorumluluk verilmez. Görmeli. Aynen öyle. Yani bir masayı orada 20 kişi taşıyor. Sana diyor ya şunun ucundan sen tut diyorlar. Sen tutsan da olur, tutmasan da olur. Orada çok bir şey öğrenmemiş oluyorsun. Ama bir startupta sana diyorlar ki şu masayı tek başına kaldıracaksın. Orada o zaman işte kendini geliştiriyorsun. Bütün kasların orada gelişiyor.

Ufuk Erdoğmuş (53:23)
Görmüyorsun. Bir sürü şey var gerçekten.

Orada yaşıyor.

Bilgehan Yılmaz (53:43)
Sırtında baya büyük oluyor ve öğrenmiş oluyorsun. Know-how gerçekten orada oluşuyor. Çünkü start-up'ın kurduğunu bil ki orada tuvalet kağıdı ne kadar sen alacaksın başta. Bizim orada Serdar Kuzdolun orada bir şeyini dinlemiştim. Çok güzel bir hikayeydi. Diyordu ki, ya biz orada oturmuşuz işte milyon dolarlık girişimizden bahsediyoruz. Yatırım alacağız işte 20 milyon dolar yatırım kapatacağız. Çok önemli konular konuşuyoruz. Bir anda kapıdan, toplantı odasından bir arkadaş kafasını sokup şunu söylüyor.

Serdar Bey tuvalet kağıdı bitti.

Ufuk Erdoğmuş (54:16)
Gerçek bir sıra tabi çekimden

önce kahvemiz bitti mesela kimse fark etmemiş yani

Bilgehan Yılmaz (54:21)
Aynen

öyle ondan sorumlu sensin. Klima bozulursa sorumlu sensin.

Ufuk Erdoğmuş (54:25)
Ben ikinci ay klima satmıştım. Amerika'dan müşterimiz gelmişti, buradaydı. O sırada klima satıyorum. Ofisin klimasını satacağım başka ofisette buraya taşınacaktık işte. Adam hala dalga geçer. Meşgul değilsin değil Klima falan satmıyorsan bir görüşelim falan diye öyle arada laf sokar. 7 sene oldu hala klimada adam diye. Çünkü öyle yani gerçekten.

Bilgehan Yılmaz (54:44)
Gerçek bu. O yüzden bu gerçeği hazır olsunlar. Kesinlikle şöyle düşünmesinler. Startup, o mükemmel işte kuracağım yatırım aldıktan sonra ben yatacağım burada. Çok güzel hayat böyle. Hayatım garanti olsun. Böyle değil. Yani startup gerçekten. Eric Risen orada çok güzel bir girişimcilik tanımı var. Burada girişimcilik çok belirsiz şartlarda ürün ve hizmet üretmedir diyor.

inanılmaz belirsiz şartlarda burada bir şey yapmaya çalışıyorsunuz. Kesinlikle öyle ve o belirsiz şartlar, o kaygan zemin hele Türkiye'de, Türkiye'de çok belirsiz şartlar. Yetmezmiş gibi. 2016 düğünün ketini kurdum. Tabii ben zannediyorum ki ondan önceki zamanlar gibi olacak. 2012-2016 arası hani iyiydi Türkiye'de. sakin bir yaşam var. Ya 2016'dan sonra ben sana anlatamam yani seçimler, bombalar.

Ufuk Erdoğmuş (55:16)
başlamacı olman gerekiyor.

Evet.

2018 midir Ahit Puran'sında 19

Bilgehan Yılmaz (55:40)
Dedim ki 2020'de böyle ilk yatır 2019'da yatırımı aldık tamam güzel bir yatırım iyi bir lider yatırımcımız var dedim ki tamam. Nihayet. Girişimcilerin o şeyini ay yatırım aldık kurtardık şeyini yaşıyorum şu anda. Aylık 50.000 dolar MRR'lara ulaşmışım tamam mı öyle. Şeyiz yani kurtardık ya. Anneme şey diyorum anne beni artık işler de etme düşünme ben vurdum parayı bundan sonra hani beni düşünme diyorum. Ondan sonra dedim ki ne olabilir ki daha kötü yani düğün sektörü kriz gelsin.

Krizlerden etkilenme Dünsü. Ölümle düğüne çare yok. mı orada? Hiç sıkıntı yok. Ne olabilir ki dedim. Bak ne olabilir ki dedim.

 

Survivorship yanılgısı ve başarısızlığa hazır olmak

Abi bir ay sonra pandemi patladı. 15 Mart da yanlış hatırlamıyorsam. Bak bizim gelirler böyle bir günde sıfır. Hiçbir gelirimiz yok. Sıfır yani. Çok kötüydü ya böyle evlere dalıdık. Eve gittim duş alırken ağladım ya. Vallahi bak ağladım yani.

Ufuk Erdoğmuş (56:21)
Ya!

Hatırlıyorsun değil mi? 15 Mart'ı çünkü ben de hatırlıyorum.

Madem.

Bilgehan Yılmaz (56:40)
Ağlıyorum böyle düşünüyorum diyorum ki her şey bu kadar hayal gibiydi. Ya nasıl olabilir ya? Ya uzaylı düşecek? Dediyorum ki uzaylığı gelmesi lazım hani bir şeylerin kötü olması için. Pannevi gibi bir hiç... Hayal edemedim oradan.

Ufuk Erdoğmuş (56:52)
Ve de gerçekten buna hazır olmak gerekiyor. Nasıl olacak bilmiyorum ama olunması gerekiyor yani.

Bilgehan Yılmaz (56:56)
Aynen öyle. O yüzden girişimciliği şey zannetmesin insanlar. Gerçekten çok zor. O gördüğünüz insanlar orada yemek sepetinde şu kazanmış, orada trend yolu böyle yapmış ama bir bak bakalım geçmişe öncesinde neler yaşanmış, kaç yılda o noktaya geldik.

Ufuk Erdoğmuş (57:14)
Bir

de şey var, sırf o ne yaşamış tabi ki neler yaşadı kim bilir zaten de neleri atlattı. Bir de yani Survivors Bias var. onu bu girişimcilik mücadelesinde survive etmiş olanı konuşuyoruz. Onayın da %1 o, %99 battı. Onların adını bile duymuyoruz zaten. Kim bilir ne yaşıyorlar yani hani.

Bilgehan Yılmaz (57:25)
Aynen öyle.

Herkes görüyor orada. Pink James vurdu parayı. Bir şey oldu. Bu kadar milyar dolu uğraştı. Sen biliyor musun acaba kaç tane şu an oyun şirketi fail etti? Kaç oyun, kaç bin tane burada fail var. O yüzden bu fail etmeyi hazırlıklı olmaları lazım. planların olması lazım. Bir de hep şunu diyorum. Bana bu gerçeği yatırımcılar sırdıma çok net vurmuşlardı. Paranız olması lazım.

Ufuk Erdoğmuş (57:35)
Sen Ugro'yu

Bilgehan Yılmaz (58:00)
Gerçekten hayatınızı burada idame ettirebilecek, girişiminizi belli bir noktaya idame ettirebilecek paranız olması lazım. Çünkü 2000'lerdeki zamanla değiliz. 2000'lerdeki girişimler bize şey efekti yarattı oradan. Ya ne olacak bir tane site yaptım yürüdü. Aynen öyle. Basit bir dairektörü site sahibinden yaptım yürüdü. Öyle değil yani. Hele bugünlerde hiç öyle değil. Devir çok değişti. O zaman da yine o kadar öyle değildi ama bugün hiç öyle değildi.

Ufuk Erdoğmuş (58:15)
Bir ayda yaparım falan.

O

bir teferlikti. Çünkü internet diye bir şey çıktı. Herkes bir ayda bir şey yapabiliyordu. Bomboş bir arazı, ayak kolonik kurmak gibi bir şeydi o. Yani yeni bir alan açıldı. Kimsenin değil. Sen gidiyordun siteni dikiyordun. İlk yaptığını için kazanıyordun. Bir daha da gelmezdi.

 

Her şeyin yanı sıra paranız da olması lazım

Bilgehan Yılmaz (58:40)
Yani şu anda da rekabet çok yüksek, çok da fazla girişimci var yine. Sen onu bir şey iyi yaptığın zaman emin ol arkandan hemen birileri yapmaya başlayacak. Senin işte o zamanı çok iyi kullanman lazım. O yüzden paran olması lazım ki büyütebil girişimini. Evet, yani başka bir bölümde... Ben şimdi kendi evrimimi anlattım. Bunu yaşarkenki şeyi de konuşuruz.

Ufuk Erdoğmuş (58:59)
Dayanabilmek için bir cebinde bir şey olmasın

Kevrim.

Bilgehan Yılmaz (59:09)
Aynen 2025'e girişim ekosistemi ne oldu? Buradaki yatırımcıların...

Ufuk Erdoğmuş (59:13)
İşte benim tabardı bir sonraki bölüme de yine bir saat konuşacağız. Neyse.

Bilgehan Yılmaz (59:19)
Çünkü

yatırımcı deneyimleri çok değişti. Yatırımcıların bakış içleri çok değişti. Bugünlerde artık para bulmak çok zor. Girişimcilere çok zorlu bir ekosistem bekliyor şu anda.

Ufuk Erdoğmuş (59:31)
Yani kötümser olmaları için söylemiyoruz bunu. Sadece girişimciliğin doğası bu. Zaten girişimci olacak kişi manyak oluyor. biz kötümser olsak da o zaten pes et... Yani deneyecek bunu çünkü manyak. Bizde manyak. Dayanamayacak ama neyle karşılaşacağını bilmesi lazım.

Bilgehan Yılmaz (59:46)
Bizim düğümün kitleki yatırımcılarımızı bana bir gün öyle atmıştı. Birisi şey demiş ki, geçimciler uzaylıdır diye. Farklı kafalarda olduğumuz için biz girişimciler biz uzaylıyız. Yapacak bir şey yok. Oksijenin bittiği yerde de adapte olacağız. İlla yine girişimler kuracağız. Ama bunun bilincinde olmamız lazım. Şartlar çok zor şu anda.

Ufuk Erdoğmuş (59:51)
Çok normal bir şey değil.

Aferin. Çok güzel bölümdü. Teşekkür ediyorum.

Bilgehan Yılmaz (1:00:10)
Teşekkür ederim daha önce için görüşmek üzere.


Yazar Oyuna Devam