Ürün Tasarımı, Tasarım Süreci ve UX/UI | Oyuna Devam Podcast 075

Avatar Oyuna Devam | 30 Nisan 2025

lock_open

Ürün Tasarımı, Tasarım Süreci ve UX/UI | Oyuna Devam Podcast 075

Avatar Oyuna Devam | 30 Nisan 2025



Intro

Ufuk Erdoğmuş (00:00)
Olmalı mı, olmamalı mı'nın 7. bölümünde tasarım konuşacağız. Ürün tasarıma ve müşterilerin tasarıma bakışı. Alp yine bize şu an bilmediğimiz sorular soracak. Ayrıca videolarımızı beğeniyorsanız YouTube'dan takip edip beğenebilirsiniz. Alp, ne haber? Bu arada söylemeyi unuttum ya. ayıp. Yanımıza da İrem var. Sponsorluğunda. Tasarımcısı olarak bilirki. Buyurun efendim.

İrem Aras (00:22)
Merhaba.

 

Endüstriyel Tasarım eğitimi alıp UX/UI alanına geçiş yapmak

S.Alp Sarıçiçek (00:27)
İrem, sana bir sorum var. Endüstriyel tasarım eğitimi almış biri olarak neden UXUI alanına geçiş yapmak isterim?

İrem Aras (00:34)
Endüstriyel tasarım bölümüne ben 2017'de başladım. 2022 yılında mezun oldum. Aslında böyle son sınıfta o tarafa geçiş yaptım diyebilirim. O ara biraz popülerleşmeye başlamıştı aslında. UX tarafında çok fazla kurslar açılmaya başlamıştı. Ben de bu popülerliği gördükten sonra o treni atlamak istedim. Ondan sonra da öyle ilerledi sürecim.

Ufuk Erdoğmuş (01:02)
Bir de şey oluyor tabii 2022 düşününce pandemide var, pandemide yazılım trendi vardı. Yazılım da büyüyordu.

İrem Aras (01:09)
Tam o sıralar aslında böyle popülerleşmeye başlamıştı. Ben de dedim ki dijital tarafta daha iyi ilerleyebilirim belki kendimi daha iyi geliştirebilirim diye düşündüm. O yüzden denedim ve sevdim. Çok güzelmiş. Şu anda da öyle ilerliyorum zaten.

Ufuk Erdoğmuş (01:25)
Bu arada denedim dediği bilen vardır bilmeyen vardır. Bu UX UI design deyince mimarlar bütün tasarıma yakın sayan bölümlerde bunu yapıyorlar da endüstri ünlerinde bu imkânınız vardı sizin değil mi?

İrem Aras (01:37)
Endüstriyel tasarım bölümünde zaten biz araştırma kısmını da görüyorduk. Temel bir tasarımı da görüyorduk. Ama bunun nasıl olması gerektiği bir tasarım nasıl yapılır, bunun süreçlerini de zaten görüyorduk. Aslında hiç sıfırdan bir şey öğrenmedim aslında ben UX'e giriş yaptığımda ama. Bir tık tabi dijital ürün tasarlamakla fiziksel ürün tasarlamanın tabi ki farklılıkları var. Onları aslında öğrendim daha çok ben.

 

UX/UI alanında iş bulma zorluğu var mı ve iş arayan gençler nelere dikkat etmeli?

S.Alp Sarıçiçek (02:06)
Şöyle bir ara soruyla devam edeyim o zaman. mesela iş arama konusunda UXCI alanında bir iş arama...

Ufuk Erdoğmuş (02:13)
Yükseye

ay çok güzel. Yükseye ay gibi.

S.Alp Sarıçiçek (02:17)
User

Experience, User Interface.

İrem Aras (02:31)
Şöyle ben endüstriyel tasarım tarafında bir iş aramadım hiç aslında. Hiç düşünmedim. Yani sadece stajımı yaptım ben endüstriyel tasarım bölümünde. Orada da bir fabrikada çalışmıştım. Mobilya üretimiydi. Oradan sonra... Gerçekten çocuk ürünleriydi hatta. Çocuk mobilya ürünleri tasarlıyorduk orada. Neyse daha sonrasında zaten...

Ufuk Erdoğmuş (02:37)
Ta salama iyi günler.

Ben korktuk da s...

İrem Aras (03:00)
kursa başladım ve oradan da ben kariyerimi bu yönde ilerletmek istiyorum dedim. O yüzden ben hiç o tarafta bir iş aramasında bulunmadım.

S.Alp Sarıçiçek (03:08)
Peki mesela şahane oldu bunu söylemen. Benzer bir şekilde iş aramak isteyen gençlere söyleyebileceğin şu becerilere ya da şu programlara hakim olun dediğin bir şey var mı yoksa bu mesela iş inandı iş inandı değişen bir şey mi?

Uy karı.

İrem Aras (03:29)
Aslında iki taraflı da söyleyebileceğim bence problem çözme yeteneğini geliştirmek önemli. çünkü hem bir fiziksel ürün tasarlarken, enütsüel tasarımda da önemli var ama dijital ürün de de aslında aynı şey yapıyoruz. Bir problemi aslında çözmeye çalışıyoruz. Onu aslında geliştirebilmek için de...

Bence mutlaka örneklere bakılması gerekiyor. Şu an olan örneklere belki tekrardan ben buna ne katabilirim bu ürüne deyip kendisinin aslında bir problem saptayabiliyorsa eğer o problemi nasıl çözmeliyim diye düşünebilir. Yani olan örneklerden aslında kendi problemlerini çıkartıp üstüne koymaya çalışabilirler bence.

S.Alp Sarıçiçek (04:15)
Hem çözüm için hem problem için ilham alınan... Şanane bir cevap oldu bence. Ufuk, peki sana şöyle bir şeyle geleceğim. bir ürün yapıp satan bir geçmişin olduğu için, senin de şirketi olduğu için de mesela, bir ürün fikri, sonra bu ürünle ilgili yapılan bir tasarlama ve ya müşterinin istediği şey arasında ne kadar o çizgiyi düzgün tutturarak ilerleyebiliyorsun genelde?

İrem Aras (04:17)
Evet, aynen.

 

Genelde fikirden mi ürün üretiliyor yoksa müşteri talebi üzerine mi bir ürün oluşuyor?

Ufuk Erdoğmuş (04:24)
Bakalım ne yapacağız.

ürün fikri ve müşterinin istediği

S.Alp Sarıçiçek (04:44)
Bu

sıralama nasıl oluyor daha doğrusu doğrusunu sorayım yani normalde fikirden bir ürün üretiliyor yoksa müşteri terebeğiyle

İrem Aras (04:50)
Aslında ikisi de bence. Çok zor.

Ufuk Erdoğmuş (04:53)
Nasıl değişken bir şey? Bence yani müşteriye göre, ürüne göre değişir.

İrem Aras (04:59)
Yani

strateji de denebilir belki de.

Ufuk Erdoğmuş (05:03)
Ya şimdi proje bazıları bir müşteri geldiğinde adam kafasında bir fikirle geliyor. Dolayısıyla sen o adamın fikrini en iyi yapacak ürünü tasarlamak isteyebilirsin. Ama ürün geliştirip kitlelere satacağım diyorsan bu sefer tam tersi bir kişinin ne istediği değil, çoğunluğun ne istediği gibi olabilir.

S.Alp Sarıçiçek (05:19)
Burada mesela örnek olduğunu bildiğim için soruyorum.

 

Tasarım sürecini yönetmek

Bu tutar dediğiniz ama asla tutmayan veya çok alakasız bir şey gördünüz ve çoğu müşterinizin istediği bende de olsun benden de olsun dediği şeyler mesela tasarım sürecinde nerede karşılaşıyorsunuz?

Ufuk Erdoğmuş (05:34)
Hımm güzel.

S.Alp Sarıçiçek (05:36)
Nasıl yönetiliyor daha doğrusu bu süreç?

Ufuk Erdoğmuş (05:39)
Yani şimdi İrem bu süreci iyi yönetiyor. Ben şimdi onu yaşadığım için. Nasıl yaptığını kendi bilmiyor olabilir. Normalde araştırma sürecinde sanırım bunu çözmen gerekiyor. Ama özellikle küçük firmalarda, küçük ürünlerde bence araştırma yapacak bütçen olmuyor, öyle bir kitlen olmuyor. ne bileyim sandalye üretirken bu kolay. Oturup anlayabiliyorsun, aha bu rahat oldu falan diye biliyorsun yani çok rahat. Ama yazılımda öyle değil. Yani 20 yaşındaki birinin

Alışkanlığıyla 40 yaşındaki birinin alışkanlığı farklı. Dolayısıyla sen bir ürünü kendin gibi düşünüp atıyorum 25 yaşında bir yazılımcı olayım ben. Kullanıyorum, of süper yaptım diyorum ama kitlesi belki 45 yaşında yöneticiler. Senin çok güzel yaptığını düşündüğün arayüz o 45 yaşındaki yönetici için çok saçma olabiliyor. Adam atıyorum, egzel kullanmaya alışmış. Sen ferah ferah geniş geniş yapayım diyorsun arayüzü. Bunu yaşadım ben. Bu ne ya diyor, koca koca kutular var diyor mesela. O adam küçücük küçücük kutular istiyor. Sen küçük yapıyorsun bakıyorsun.

Çok çirkin oldu diyorsun ama adam onu istiyor çünkü onu kullanmaya alışmış. Yani biraz böyle şeyler var. Araştırma için UX'te sanırım şey lazım. Nüfus lazım. bir yeterincek derler örneklem olması lazım. Bence en zor kısmı o. O yüzden doğru cevap değil. Kimse örnek almasın ama deneme yanılmacıyım ben genelde. Öyle olmak zorunda.

Ama biz testi müşteriye sunup, kubay olarak kullanmamız

İrem Aras (07:03)
Evet.

Ama araştırma kısmında zaten o hedef kitleyi belirleyebilmek ve belki de kullanıcı görüşmeleri yapabilmek önemli zaten. Oradan ihtiyaçları anlayabiliyorsun, problemleri anlayabiliyorsun ya da yapacağın üründen kullanıcının beklentisini anlayabiliyorsun. Onları aslında belirlemek bence zor gerçekten. Çünkü o datayı aldıktan sonra analiz süreci de var çünkü.

Bir patern yakalamaya çalışıyoruz aslında orada. Onu bence analiz etmesi zor olabilir.

S.Alp Sarıçiçek (07:40)
Peki mesela böyle bir durumda bir tasarımcı olarak tasarımını savunman gereken bir anda müşterinin talebiyle uyuşmadığında nasıl bir yine ara yüz ilerleyiş ile devam etmek gerekiyor bu sürece mesela.

Mesela tasarım yapıldı ama dediğin gibi müşterinin kafasındaki gibi tam olmamış ve böyle bir şeyle geliyor. Sen tasarımını mı savunmak sence daha mantıklı bir şey yoksa mesela peki deyip müşterinin esirdiği şekilde tasarımı yüncellemek mi? Bu senin yaratıcılığını nasıl etkiliyor daha doğrusu? Bu dinamiğin karşı zıtlık nasıl etkiliyor yaratıcılığını?

İrem Aras (08:18)
Yani aslında dengeyi yakalamak çok önemli orada ya çünkü müşterinin beklentisi de çok önemli. Sonuçta onun ürünü, benim ürünüm değil. Ama bir yandan...

Ufuk Erdoğmuş (08:28)
her tasarımcı, her yazımcı, her proje üyesi, her iş sahibinin fark etmesi lazım. Biz kendi ürünümüzü yapmıyoruz. Sattığımız bir şey ise sattığımız kişinin ürünü yapıyoruz.

İrem Aras (08:39)
mmm

Ufuk Erdoğmuş (08:40)
Duvara asasım geldi yani. onun dediğinde.

İrem Aras (08:43)
Ama bir yandan da tabi bir gerçekler belki de kullanıcı görüşmelerinden ya da anketlerden de olabilir. Belli çıkarımlar varsa da tabi ki onlar da savunulmalı bence. Ve daha sonra belki o dengeyi yakalamak önemli. Oradaki. Yani bir ortada buluşabilmek önemli bence. yine ilişki... yine aslında şey yok. Kesin bir net cevabı yok yani bence.

Ufuk Erdoğmuş (09:11)
Yine bir iletişim gerekli. Yani

sen niye onu tasarımı öyle yaptığını anlatırsan bazen müşteri evet ya mantıklı ben hiç öyle düşünmemiştim diyebiliyor. Bazen de hayır.

İrem Aras (09:20)
Nedeni

açıklayabilmek bence çok önemli. Neden o tasarımı böyle yaptığımız önemli aslında.

S.Alp Sarıçiçek (09:27)
yine katılıyorum ve şahane bir şey söyledin.

Ufuk Erdoğmuş (09:30)
Sanırım bizi bir yere götürmeye çalışıyorlar.

 

 

İyi tasarım neden önemli?

S.Alp Sarıçiçek (09:32)
Neden önemli? Ürün belki şahane olabilir işlevsi olarak ama mesela ay keçi olmadığı zaman yani dikkat çekmediği zaman ya da kullanması zor olduğu zaman çoğu insan denemek istemiyor çünkü benim. Ben kendi tecrübemden biliyorum yani. Bazı bankacılık uygulamaları çok zorluyor bazıları daha kolay mesela. İyi tasarım neden önemli burada ve ne kadarını bu işi yaptığın insana savunmalısın ne kadar orada dediğin gibi bir adım geri atarak o insanın istediği şekilde yapmalısın.

İrem Aras (10:01)
Güzel soru. İyi tasarım bence... Zaten iyi tasarım nedir dediğimizde onu bir tanımlayabiliriz belki de. Evet. İyi tasarım dediğimde, bence tabi ki kullanıcı odaklılık çok önemli. Çünkü şu an zaten herkes mobil uygulama kullanıyor, bir sürü web sitesi kullanıyor. Yani çok fazla etkileşim halindeyiz onlarla.

Çok fazla olunca da insanlar kolayına yönleniyor tabii ki de. Daha kolay kullanabildiğine yönlendiği için de aslında orada dikkat çekmesi de çok önemli. Aslında demek istediğim bir tık bunların dengesini kurabilmek çok önemli. Bir yandan yaratıcılığımızı ya da estetiği ön planda tutmaya çalışırken işlevselliğini de öldürmemek gerekiyor. O uygulamanın ya da web sitesinin veya...

herhangi bir sistem olabilir bu ya da hizmetin işlevselliğini yakalayıp bir yandan estetini ve üretilebilirliği belki önemli bence.

Ufuk Erdoğmuş (11:09)
3

ayaklı bir masa gibi aslında ürün. bir... ...amacı var. Bir amacı var. Yani bir şey için yapılıyor. Sonra onun için bir tasarım yapılıyor. UX diyelim. Sonra UI onu süslüyor aslında. Yani o UI onun süsü. Ama o süs olmazsa... ...bakasın gelmiyor. Öyle düşün yani. Çok çirkin ama çok rahat bir koltuğu... ...berjeri salonun ortasına koymazsın. Yani yine düzgün olsun istersin. Ya da oturduğunda çok rahatsız... Hep koltuk örneği verdim ben de bunu.

Çok rahatsız bir sandalye mesela. Çok güzel ama çok rahatsız yani. Olmaz hani o dayanmaz. Ama bazen de işler hepsinin önüne geçebiliyor. Yine sandalye örneği vereyim madem aklıma gelmişken. Mesela katlanan sandalyeler vardır ya. Acayip çirkin olurlar. Ama onun amacı nedir? Katlanan bir sandalye amacın kaldırabilmek zorunu katlanan çirkin sandalye yapabilirsin. Bu okeydir. Bu onun tasarımını yanlış yapmaz. Çirkin olabilir ama doğru tasarım onun görevi için. Odur.

Yazılımda da bence böyle bazı uygulamalar güzel olmak zorunda değil. Yeter ki hızlı çalışsın mesela. Yeter ki ne olsun evet. Bu deminki Excel örneği Allah bilir. 50 yaş üstü insanlara böyle muhasebe programı yapıyorsan orada güzellik aramayacaksın. Excel'e benzeteceksin. Geçeceksin yani böyle bir dert yok. Ama mesela 20 yaş kullanacaksa ve böyle bir sosyal medya API falan ise orada estetiğe bakacaksın falan gibi. Hani fonksiyon üzerine, experience üzerine de süs UI gibi.

 

Tasarım süreci nasıl işler?

S.Alp Sarıçiçek (12:38)
Peki herhangi bir projenin tasarım sürecinde seni kişisel olarak en çok zorlayan nokta nedir? Öyle bir şey var mı? Varsa ne? Neden?

İrem Aras (12:46)
tasarım sürecinde.

Ufuk Erdoğmuş (12:48)
Tasarım sürecini önce bir saysan. Gerçek bir tasarım süreci bizim yaptığımız. Senden önce yapmadığımız. Çok yanlış yaptık çünkü biz 10 sene bu işi yapmadık düzgün.

İrem Aras (13:00)
Bu süreç ama bence çok böyle linear değil. Kendi arasında çok fazla gidip geliyor. Gidip gelebilir yani. Ama tabii ki ilk önce bir araştırmayla tabii ki başlıyor. Gerçi bu bu arada bir müşterinin projesi mi yoksa bizim yaptığımız bir projemi, bunun arasında çok fazla bu değişebilir yani.

Ufuk Erdoğmuş (13:23)
Kendini durdur.

İrem Aras (13:27)
Bir

ürün yaptığımızda aslında bir bu ürünün tanımlamamız gerekiyor. Bu ürün nedir? Amacı nedir? Bu ürün neyi çözmeye çalışıyor? Hedef kitlesi nedir? Aslında genel bir ürün tanımlamasıyla bence başlanmalı. Daha sonrasında zaten bu ürünü kim kullanacak oraya geliyoruz ve kullanıcıları tanımlamaya başlıyoruz bu sefer. Kullanıcı görüşmeleriyle olabilir anketlerle aslında daha sonra ürünün yavaş yavaş

hangi sorunları çözdüğünü, problemi çözdüğünü asla saptamaya çalışıyoruz orada ve kullanıcıların da beklentilerini, ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyoruz. Persona'ya göre aslında ürünleri de tasarlıyoruz. Daha sonrasında da zaten wireframe'ler, low fidelity wireframe'ler çizilebilir. Bunlar biraz daha tasarım sürecinde ürünün

Ufuk Erdoğmuş (14:09)
Anayı bu yüzden yaptık. Anıcıları böyle bir gruplamaya çalıştık.

İrem Aras (14:25)
Nasıl görünce ile alakalı kabat hastak çizimler aslında. Skeçler yani. Aynen skeçler. Yani elle de çizilebiliyor, figmayı da kullanabiliyoruz, dijital de olabilir yani bunlar. Onlar aslında ürüne biraz daha ürünün son aşamasına gelmeden önce daha hızlı bir şekilde nasıl görünceğine karar verdiğimiz aşama bence. işte burada şu görünebilir hani çok hızlı bir şekilde kabat hastak çiziyoruz bunları.

Hiçbir detay yok sadece neyinler gösteriyoruz. Daha sonrasında da zaten onlar belirlendikten sonra da biraz işin artık bu kahvenin dediği şekilde süs tarafı geliyor. Orada tabii arayus tasarlarken o görsel dengeyi yakalamak, brandinge göre çalışabilmek, tipografi, aslında UI süs diyoruz ama onun içerisinde de çok fazla detay var.

Ufuk Erdoğmuş (14:59)
Ne oluyor ona benziyor.

İrem Aras (15:27)
Material design var, bu ton tasarımları o da kendi içerisinde çok fazla... Aynen, design sistemler oluşturuluyor zaten ve bir uygulama içerisinde o design sistema uyulması gerekiyor. Bütünlüğü yakalayabilmek için. Uygulama içerisinde de zaten tasarımların tutarlı görünebilmesi de çok önemli. Öyle ilerliyor Hi-Fidget Fireframe'lerle. En sonunda da zaten test aşamasına geçiliyor ve...

Ufuk Erdoğmuş (15:32)
Evet onun da işleri var değil

İrem Aras (15:57)
uygulamanın ya da herhangi bir ürünün test aşamasına çalışıyor mu çalışmıyor mu ya da nasıl geliştirebiliriz bu ürünü o kısmı merak geçiyoruz.

 

Yazılımcılar, tasarım sürecinin neresinde dâhil oluyor?

S.Alp Sarıçiçek (16:08)
İşte

yazılımcılarla bir feedback alıp verme durumunuz...

Ufuk Erdoğmuş (16:12)
Ben de tam onu söyleyecektim. Yazımcı nerede başladı kodlamaya acaba? Burada nasıl tahir oluyor?

İrem Aras (16:15)
Aslında

bence yazılımcılarla baya başından başlanmalı bu sürece ki teknik açıdan uygulanabilirliği aslında bilinsin, öğrenilsin. aslında uygulamanın belki de o kabat hastak çizimlerinde konuşulması ve iletişime geçilmesi önemli.

Hatta ürünü tanımlarken bu üründe ne gibi özellikler olacak? Bunlar da bence iletişime geçilmesi gerekiyor.

S.Alp Sarıçiçek (16:50)
Neyi soracaktım bunun makabinde? Kodun teknik yapısı ürünü nasıl etkiliyor peki? Öyle bir fark var mı? Ya da bu bunu etkiliyor, bu bunu etkilemiyor gibi bir ayrım var mı?

Ufuk Erdoğmuş (16:59)
Bence her şey her şeye etkiliyor da. Sen ne yaşadın mesela? Bence herkesin fikri ürünü geliştirme bir takım oyunu.

S.Alp Sarıçiçek (17:07)
Fikir mi yoksa teknik şartlar mı daha çok etkiliyor mesela?

Ufuk Erdoğmuş (17:12)
Peki güzel. Yani teknik kısıtlamalar tasarımı etkiler yüzde yüz. Yani imkansızlıklar vardır. Çok basit örnek vereyim. Bir developer bir şeyi yapmayı bilmiyor olabilir. Yani tasarımda ben bunu yapacağım işte animasyon olsun. Developer ekibi bunu yapamıyor olabilir. Ya da işte şuna basınca şöyle bir şeyler gelip gidecek olsun. İşte teknik imkânlarımız o sunucu kapasitesini sağlamıyor olabilir. Uyduruyorum şu an. Yani bir sebeple tasarımda izin verilemeyecek teknik sınırlamalar olabilir. Onun dışında...

Teknik ekibin yorumları da anlamlı. Ya bunu şöyle tasarlarsan biz buna 3 gün uğraşırız. Halbuki şöyle azıcık bir değişiklik yapsam ben bunu 2 saatte yaparım. Böyle çok kritik şeyler de olabiliyor. O yüzden belki yazımcının baştan girmesi iyi. Çünkü sadece tasarımcı tasarlayıp buyur dediğinde ki biz bunu yaşadık İrem'den önceydi 2017 civarında 10 sene önce neredeyse. Yani tasarımcı tasarlıyor ben çok güzel tasarladım deyip veriyor. Sonra kodlayan arkadaş...

İki gün uğraşıyor. İsm-i lazım benim. Aynı kişi zaten bu acıları çeken. CodeLine arkadaşı olan sonra iki gün uğraşıyordu. Diyordu ki ya bunu böyle değil de şöyle değiştirsen. Bu arada hakikaten çok ufak bir tasarım değişikliği. Çok dünyalar değişiyor yani CodeLine için. Hani bu böyle etkiler oluyordu değil mi?

İrem Aras (18:25)
Evet orada şey önemli, yapamayız değil de nasıl yapabiliriz diye konuşabilmek orada zaman önemli bence. Ya da bütçe belki de aynen ona da uyulması gerektiği için, örneğin bir haftada bitirilmesi gereken kısımlar var. O zaman içerisinde aslında neler yapılabildiğine bakılabilir bence.

Ufuk Erdoğmuş (18:48)
Bir takım oyunu diyorum ya o şirkette şirkette demeyelim herhangi bir takımda zaten sonuç iyi olması için böyle bir takım ruhu olması lazım orada zaten bir egoların olmaması lazım işte şey oluyor hani bazen tasarımcı böyle yapacağız diyor diretiyor falan ya da yazımcı hayır ben bunu yapmak istiyorum diyor diretiyor ve bunun olmaması lazım yani sen bir takımsın beraber oturmuşsun işte bir de proje yönetisi var o da zaten kötü polis bir de müşterinin hakkını savunmaya çalışıyor garibim yani hepsi böyle birbirinin

Ne derler? Hayır benim dediğim olacağım. Mücadelesine giriyorsa zaten işle yetişmiyor, tasarım bir şeyler eksik oluyor ya da işte performansı kötü oluyor falan. Halbuki hep beraber, sakin sakin biz beraber bunu en iyi nasıl yaparız en hızlı falan. İşte kriterler de farklı oluyor. Bazen en iyi ürünü istersin, bazen en hızlı ürünü istersin. Takımca yapmanın faydası bu herhalde.

İrem Aras (19:33)
Evet çok fazla etkeni var zaman, bütçe, müşterinin beklentisi olabilir.

Ufuk Erdoğmuş (19:39)
Bir

de müşteri faktörü var tabi. Bu müşteri kıl böyle yapıp geçelim bile oluyor yani. Bile bile kötü yaptığını olmak zorunda oluyor.

 

Tasarım sürecinde müşterinin taleplerinin idare edilmesi

S.Alp Sarıçiçek (19:48)
Peki seni bu süreçlerin içinde en çok zorlayan şey ne kişisel olarak? İdare etmek zorunda olduğun.

Ufuk Erdoğmuş (19:55)
Projen esitiyormuş. Ben bakmıyorum. Objectim olarak konuşabiliriz. Haberim yokmuş gibi.

İrem Aras (20:05)
Bence mesela bazen müşterinin beklentisi de değişebiliyor süreç içerisinde.

Ufuk Erdoğmuş (20:13)
Başta

söylediğini iki hafta sonra başka türlü istiyor falan.

İrem Aras (20:15)
Bunları...

S.Alp Sarıçiçek (20:16)
3 müşteri odaklı bir şey mi yok sana? Genelde böyle karşılaşılan bir sıkıntımız.

İrem Aras (20:22)
Genelde karşılaştığım bir sıkıntı değil açıkçası ama beklenti değişince bazı şeyler tabii ki yeniden düşünülmek zorunda kalıyor. Ve onları tekrardan düşünebilmek ve bazı şeylere baştan başlamak o süreci yavaşlatıyor. Bence o bir zorluk. Bir de iletişim kısmı çok önemli.

Ufuk Erdoğmuş (20:49)
Bu arada iki söylediğinde aslında projeyi yöneten ya da işte müşteriyle muhatap olan kişiyle %90 alakalı.

İrem Aras (20:53)
Şeffaf

iletişim aslında çok önemli ve müşterinin ne istediğini bilmesi de bence

Ufuk Erdoğmuş (21:01)
olan kişinin görevi aslında. Yani baktığın müşteri ne istediğini bilmiyor gibi aslında onu köşeye sıkıştırıp bir söz alman gerekiyor aslında. Hani bunu ben de iyi yapıyorum, biz çok yapıyoruz diye demiyorum. Bu olmadığında hakikaten sonra bir şeyler, aa bu beklediğim gibi olmadı, yok ben fikrimi değiştirdimler falan oluyor. O da işte proje ünitesini ya da işte müşteri görüşen kimse, analist neyse, onun sanırım süper gücü olmak zorunda. Yani müşteriden bir söz alacak artık bitti birader, bunu hep böyle yapıyoruz diyecek aslında.

İrem Aras (21:29)
Evet evet doğru. Galiba öyle. Çünkü evet müşteriyi idare eden bir kısmın olması gerekiyor. Belki de o bir köprü görevi görmeli orada aynen.

Ufuk Erdoğmuş (21:39)
Aynen yani şey işlemiyor. Bir ürün geliştiriyorsun, müşteri karar veriyor bazı şeyleri diyelim. Müşteri bir şey istedi, her müşteriden geleni aynen telgraf teli diyorlar ona İngilizcede ya. Telgraf teli gibi müşteri bunu istedi. Müşteri şöyle istedi, sonra yapıyorsun bir şeyler bir ay sonra müşteri vazgeçti. Yani bu proje yöneticiliği değil, bu sadece çevirmenlik gibi yani. Müşteriler sana getiriyor, orada jiraya ya da kırgabı neyse bir şeye giriyor yani başka bir şey yapmıyor. Bütün proje yöneticileri bunu zaman zaman yapıyordur yerine göre.

Ama olmaması gerekiyor. hani orada biraz tecrübeyle görüyorsun zaten. Bu tavır ileride başıma ağrıtır. Ben bunu çözeyim. Ama işte takımın da söylemesi lazım. Tasarımcının da bak eminsin değil mi bak yapıyoruz falan diye söylemesi lazım biraz. Tasarımcı bunları çok yaşamadığı için demiyor. Dur da yazımcılar diyor. Bak bunu yapacağız ama bak sonra başa sarmayalım falan diye yazımcılar daha

İrem Aras (22:31)
Aynı şeyi birçok kez tekrar baştan yapmak gerçekten o süreci yoruyor. İnsanı yoruyor. O süreci de çok yavaşlatıyor bence.

Ufuk Erdoğmuş (22:42)
Bir de paranayak oluyorsun sonra.

 

Yazılım ürünü tasarlamakla fiziksel bir ürün tasarlamak arasındaki farklar nedir?

S.Alp Sarıçiçek (22:45)
Peki genel olarak baktığımız zaman bir yazılım ürünü tasarlamakla bir fiziksel ürün tasarlamak aynı şey mi ya da farkları nedir? konuda az önce güzel bir giriş Sandalyem. Şansımız var mıdır? Çok ilginç bir konu gerçekten. ikisinde de kullanıcı olarak hangi düşünce trenleri farklı ilerliyor bilsem çok eğlenir mi gibi düşünüyorum.

İrem Aras (23:12)
Evet.

S.Alp Sarıçiçek (23:14)
Ticare uygulamalarını kullanan bir insan olarak.

İrem Aras (23:17)
Temel fark aslında fiziksel bir ürünü tasarlarken onun ergonomisi de işin içerisine giriyor. Ergonomisinin yanında malzemesi de giriyor mesela. Ama dijitalde daha çok o kullanıcının iyi bir deneyim, o akışta kaybolup kaybolmayacağı oradaki deneyimi önemli oluyor. Aslında en temel fark o bence fiziksel ürün.

S.Alp Sarıçiçek (23:45)
Peki, ikisi de...

İrem Aras (23:47)
Evet

aslında terbiye...

Ufuk Erdoğmuş (23:48)
Menünün sağ üstü olması herkes sağlam kolay bassın diye aslında o da bir ergonomi değil mi?

S.Alp Sarıçiçek (23:53)
Çünkü malzeme değince de kod aynı şey olmuyor mu teknik olarak?

İrem Aras (23:57)
Aslında

evet biri teknik, aslında baktığımızda malzeme ve ergonomi teknik kısımlar. Dijitalde de aynı şey var aslında sadece isimleri değişiyor bunların teori de aynı.

S.Alp Sarıçiçek (24:09)
O zaman sadece tasarımsal olarak bakacak olursak teknik olarak mutlak vericinde aynı bir süreç devam ediyor.

İrem Aras (24:15)
Evet aslında tasarım süreci bence de aynı ilerliyor ama ben şu anda gidip bir sandalye tasarlamaya çalıştım da onun hiçbir ergonomisini bilmiyorum. Onu kullanan kullanıcılarla hiçbir görüşme yapmadım. O yüzden o sektörde de deneyim kazanmam gerekiyor ki ilerleyebileyim.

Ufuk Erdoğmuş (24:37)
O sektörü tanımak gerekiyor. Şimdi tasarım görür görmez, şu düğme burada olmaz falan diyebiliyoruz artık. Ama sandalyede bunu yiyemiyor olabilir zaten. Ama yine aynı imiş hakikaten düşünürsen. Orada da yine bir use case'leri tanıyorsun. Bunu ne için kullanacağız falan filan.

S.Alp Sarıçiçek (24:45)
Teşekkür ederim.

Son yıllarda en çok gelişen UX/UI trendi: AI destekli kişiselleştirmeler

Peki son yıllarda en çok değişen veya gelişen UX UI?

İrem Aras (25:01)
Trenkler. Zaten şu anda en büyük trend bence AI destekli kişiselleştirmeler. aslında bunu birçok uygulamada belki fark etmiyorsak da, Instagram'da bile mesela şu anda görüyoruz. Önümüze bizim ilgilendiğimiz, bizim belki takip ettiğimiz insanların Instagram bizim önümüze onları çıkartıyor. Yani bizim beğenebileceğimizi düşündüğü,

İçerikleri önümüze sunuyor. UX tarafından.

Ufuk Erdoğmuş (25:32)
Bu tasarıma giriyor

S.Alp Sarıçiçek (25:37)
Bir şey

yazacağım, AI senin yerine yazsın mı diye soru soruyor bana yani.

Ufuk Erdoğmuş (25:40)
Instagram'ın kullanıcıya verdiği deneyim buna UX'cik veriyor değil mi? AI ile sunalım falan diye mesela.

İrem Aras (25:51)
Aslında

evet bu bir user experience. Yani bu mesela nerede var? Spotify'da da var. Haftalık listeler oluşturuluyor benim beğendiğim şarkılara ya da dinlediğim şarkılara göre. Ve şu anda ben çok fazla uygulamada bunları görüyorum. Şu an en popüler trendlerden biri bu. Onun dışında da ne söyleyebilirim?

S.Alp Sarıçiçek (26:16)
Sen sıfırdan bir şey tasarlayacak ve satmak isteyecek olsan ekler miydin, eklemez miydin bu özelliği?

İrem Aras (26:21)
Bence kişiselleştirme önemli. Şu an insanlar biraz daha kendisine hitap eden içeriklerle sadece ilgilenmek istiyor. O yüzden önemli bir özellik bence. Eklardım.

Ufuk Erdoğmuş (26:33)
arada tasarımla ilgili ben de şey trend deyince şimdi kişiselleştirmedin de hep içerikle ilgili söyledin ya. Eskiden, çok eski diye gitmeye gerek yok. 10 sene önce falan arayüz daha doluydu. Sanki. Ve insanlar kendi arayüzünü özelleştiriyordu. İşte düğmesinin rengini ayarlıyordu. Profil çerçevesi koyuyordu falan böyle şeylerle özelleştiriyordu.

S.Alp Sarıçiçek (26:52)
yoksa biraz daha geride

Ufuk Erdoğmuş (26:55)
Abi

yani yaşımı belli ettim 15 sene önce olsun. Neyse yani bir noktada hani içeriği özelleştirme becerisi yoktu yazılım ürünlerinde anca görüntüyü özelleştiriyorduk falan. Şimdi içerik özelleşiyor zaten içerik odaklı bir yere gitti düğmeler azaldı eskiden düğmeler kutu kutuydu artık böyle transparent düğmeler falan. Yani arayüzü iyice boşaldı boşaldı sadece kontente odaklı bir arayüze kayıyoruz. Dolayısıyla kontent özelleşe...

bilir halede gelince o şu an domine ediyor.

İrem Aras (27:26)
Çünkü şu an artık şey de istemiyoruz. Ben uğraşmak istemiyorum kişiselleştirmekle kendimi. Evet, ben onun önüme gelmesini istiyorum zaten. Bence o yöne doğru ilerliyor.

Ufuk Erdoğmuş (27:32)
Güzel. Ben ne beğeneceğim bana onu söyle.

İnşallah doğru karar veriyordur. Şimdi bir de uşaklar arasında böyle bir fark var ya.

İrem Aras (27:44)
Hıhıhıhıhı

S.Alp Sarıçiçek (27:45)
Şunu soracaktım, bu genel tasarım sonucu çıkmış ürünü nasıl etkiliyor sence peki?

İrem Aras (27:53)
Hmm.

S.Alp Sarıçiçek (27:54)
AI'ın kolay hareket etmesi için mi yapılıyor bazı şeyler yoksa insanların daha kolay kullanması için mi? Çünkü anlattığın kadarıyla belki de AI daha kolay iş yapsın diye yaratılmış araya üzere alışmış olabiliriz mesela. Experience'mız o gelişmiş olabiliriz, user'lar olarak.

İrem Aras (28:10)
Evet. Ama bence biraz daha insan odaklı o taraf. biz de çok alıştık önümüze bazı şeylerin takdiye gelebilmesine ve bir iki saniye daha fazla aslında onunla uğraşmak istemiyor hale geldik bence. O yüzden daha çok insanlara yönelik bir özellik bence o.

Ufuk Erdoğmuş (28:33)
Ben de alışkanlığın böyle bir kısır döngü içinde birbirini beslediğini düşünüyorum. Feedback, yan kodası gibi bir şey oluyor orada. Yani yazılımlar bizi tembelleştirdikçe, bizim bu daha da hoşumuza gidiyor ve biz daha çok yazılım yapsın, bizi uğraştırmasın demeye gidiyoruz. Ben bu konuda genel olarak teknoloji ve AI vesaire yazılımın gidişat konusunda optimistimdir, imserimdir. Ama benim şu an küçük bir dönem kötüye gittiğimizi düşünüyorum. Sonra toparlayacağını varsayarım.

kötüye gittiğini düşündüğün bir şey bu. Yani biz çok tembelleştiğimiz için ve bize çok iyi şeyler sunduğu için, atıyorum Spotify çok güzel şarkılar sunuyor gerçekten. İşte atıyorum Instagram çok anlamlı videolar sunuyor gerçekten. Ama bu tembelliğe alışınca mesela bundan belki 3 sene, 5 sene sonra korkum o ki biz karar vermeyi unutacağız. Ya da bir kuşak karar vermeden gelişecek. Daha bu sabah bir örneği vardı işte Google yerine chat GPT kullanıyoruz artık bazı şeyleri dedik ama chat GPT sallıyor.

yanlış cevap veriyor ama biz artık o kadar alışmışız ki yani daha bir sene iki sene oldu daha o tembelliği hemen alıştık cihat cpt'ni doğrulamadan kabul ediyoruz ya da işte instagramda bir güvendiğimiz kanalda bir haber görüyoruz doğru varsayıyoruz hani bir adamlar da yanlış yapmış olabilir bilerek de sunmuş olabilir yani benim tek korkum hani bu güzel bir şey spotify'ın bana şarkı sunması ama ben gidip yeni bir grup keşfetmeyi unutacağım mesela atıyorum

S.Alp Sarıçiçek (29:57)
Ben

şimdi

Ufuk Erdoğmuş (30:01)
Ben de aramıyorum. 10 sene önce arıyordum. Ne

gelirse mesela hatırlamıyorum bile. Adını bile hatırlamıyorum yani. Nasılsa bir daha çıkar karşıma diyorum. Bu mesela ilginç bir yere götürecek. Bu alışkanlık alacağız. Ama bu hep böyle sinü serisi gibi. Böyle yeni dalgalar geliyor ya. Acaba ondan sonraki alışkanlık dalgası ne olacak? Onu kıracak olan. Bu ilginç bir...

İrem Aras (30:10)
O alışkanlığımızı kaybediyoruz.

Evet.

S.Alp Sarıçiçek (30:21)
Bu biraz ilginç bir soru olacak ama tam tasarımla alakalı mı ben de bilmiyorum. Ufuk belki sen teknik olarak daha kolay cevap verebilirsin.

 

Dijital ürünlerin kullandığı algoritmalar ne kadar tasarım sürecinden geçiyor?

Bu algoritmalar ne kadar tasarlanan şeyler peki? Bu işleri yapan özellikle algoritmalar. Bu algoritmaların tasarlanma aşamasında belki %40-50 gibi bir seviyede olduğumuz için imperfect hissettiriyor olabilir mi?

Ufuk Erdoğmuş (30:41)
%80'lerde şu an bildiğim kadarıyla genelde bütün şeyler ama şey iyi yani. Senin böyle bir şey var mı Bilgin? Tasarım camiasında bu algoritma yardımlarına karışıyorlar mı insanlar?

İrem Aras (30:52)
Argoritma ile ilgili çok detaylı bir bilgim yok açıkçası.

Ufuk Erdoğmuş (30:55)
şey mi yapıyor, tasarımcı ne diyor bu konuda? Mesela bir tasarımcı o ekipte... Diyelim bir AI tool yapıyorum. Tasarımcının çizdiği sınır nerede bitiyor orada? Ya da nerede teknik başlıyor? Ona göre cevap vereceğim de.

İrem Aras (31:08)
ve

Ufuk Erdoğmuş (31:09)
Yani tasarımcı şey mi diyor sadece Spotify atıyorum, UX ekibi. Biz önerelim diyor mesela.

İrem Aras (31:14)
Ya evet genelde aslında kimin karşısına hangi neler çıkacağı ile alakalı sanırım öneriler sunulabilir veya bunun nasıl olması ile ilgili belki öneriler olabilir sadece. Ama algoritma alakalı.

Ufuk Erdoğmuş (31:32)
Zaten

şu an benim bildiğim çoğu yazılım üründe kullanılan yöntem de şey deneme yanılma marketingdeki gibi. E-B testing yani. GPT bile hep onu yapıyor, cevap veriyor. Mesela arada geliyor sana A kişi *** seç diyor. Ya da işte bu cevabı nasıl buldun diyor. Spotify da aynısı. Muhtemelen sana bir şarkı çalıyor. Çabuk geçersen muhtemelen beğenmediğini anlıyor. Dinlersen, playlistine eklersen artı puan yazıyor. Yani bu data toplayarak yapıyorlar genelde. Ki EA da zaten bunun üzerine kurulu. Ama yani bu marketing gibi.

Yani data toplayarak yaptığın her şeyde sen aslında çoğunluğa odaklanıyorsun. Yani %90'ın cevabına göre algoritman gelişiyor. Dolayısıyla bu, okey çok güzel ama o kalan %10, %1 neyse artık aslında aradığını tam bulmamış oluyor. Bu da trade-off işte yani onu alıyorsun, bunu feda ediyorsun gibi bir şey oluyor.

S.Alp Sarıçiçek (32:23)
Sanırım gelişim süreci için kaçınılmaz bir kurunun yanında yanan yaş muhabbeti herhalde.

Ufuk Erdoğmuş (32:27)
Evet

belki de bir sonraki şey olacak olabilir dediğim gibi. Her şey %90'a göre yapılınca o kalan %10'u belki de kapmaya çalışacak ürünler. Belki de onlar için niş öneriler falan belki olacak olabilir. O da olacak olabilir bilemedim. Çünkü şöyle düşün yine Spotify örneği olsun. Ben bir grubu dinliyorum, bir şarkıyı dinliyorum artık grupta dinleyen kalmadı. Bir şarkıyı dinliyorum o şarkıya benzer bana başka bir şarkı önerdi. %90 bu şarkıyı beğenecek bir noktada AI ilerleyecek ve bunu başaracak.

İrem Aras (32:44)
Ama çok...

Ufuk Erdoğmuş (32:57)
tutturacak yani onu. Ama %10 ne alakadar? Belki alakası bir şeyini beğendi o şarkının. Ve o %10 için şu an kaçış noktası yok. En fazla şarkıyı geçiyor. Ama o %10'u profilingi de çözerse ne derler? Bu adam herhalde bunu beğenmez. İşte kişiye göre öneri falan geliştirmeye çalışacak o öbürler. Neyse bunun sonu yok. Ben sonsuz muhabbet edeyim kendimi. İç dünyamda bir tartışma. Çok zor.

S.Alp Sarıçiçek (33:20)
En güzel bir soru geldi. Tasarımdan

uzaklaşıyoruz. İnanıp sana bir soruyla devam etmek istiyorum.

 

En çok hangi projeleri portfolyona eklemeyi seviyorsun?

Senin portfolyona eklemeye en çok sevdiğin projeler nasıl? En ikonu nasıl olan projeler?

İrem Aras (33:32)
UX tarafı daha yoğunluklu olan projeleri eklemeyi severim sanırım.

S.Alp Sarıçiçek (33:39)
Mesela örnek olarak anlatabilir misin?

Ufuk Erdoğmuş (33:43)
Ux'in neresi ya da yani şimdi Ux34 yapmıyoruz biz.

İrem Aras (33:49)
O zaman kursta yaptığım bir projem vardı. Orada direkt UX research yapmıştık. Ondan sonrasında ben kendim ürünü tasarladım. UI tarafına geçtim yani. UX tarafını iyi anladığımda uygulamayı daha iyi tasarlayabildiğimi düşünüyorum açıkçası. O yüzden...

Portfolyada UX tarafındaki detayları gösterebilmek önemli bence. Ya da onu nasıl anlayabildiğin, ya da onun aşamalarını bilebilmek en azından. Ya da kullanıcıyı tanıyabilmek çok önemli olduğu için UI'de daha bence rahatlıyoruz oradaki tasarımları yaparken. Öyle UX tarafındaki yoğunluklu olan projelerimi koymayı sanırım daha çok seviyorum.

Ufuk Erdoğmuş (34:45)
Buradan şu mu çıkıyor? Yani UX çalışması yapılmamış, persona falan tasarlanmamış direkt bir UI bir ekran tasarlamış. O kötü mü oluyor yani? Zeksiz mi oluyor? Nasıl oluyor? Başkası yapmış, sen sonradan girmişsin işte bitirelim şunu diye. O da oldu.

İrem Aras (34:55)
Yo, kötü.

Hayır, sonuçta UI desinnerler de var. Aynen ben bunu tercih ediyorum sonuçta. Çünkü ben kendim uygulamayı daha iyi tanıyabildiğimi, kullanıcılığı daha iyi tanıyabildiğimi hissediyorum. Bu bir kişisel tercih aslında bence.

Ufuk Erdoğmuş (35:03)
Bu kişisel zevk enes. Ben bunu tercih

 

Genç tasarımcılar iş başvurusu yaparken en çok nelere dikkat etmeli?

S.Alp Sarıçiçek (35:17)
Masanın öteki tarafında tasarımcı işe alınmak istediğin zaman senin baktığın bir kıstas var. Mesela portfolyoda nelere dikkat ediyorsun bir tasarımcı ararken? İrem senin de önerin var mı mesela? Şu olmazsa olmaz portfolyonuzda gibi bir durumun var mı?

Ufuk Erdoğmuş (35:26)
Çok.

Ben hemen söyleyeyim onun cevabı daha anlamlı olacak bence. Gençler için soruyorsun diye tahmin ediyorum. Türkiye UX UI tasarımı konusunda bence dünya standartlarının çok gerisinde. Bir sürü konuda olduğu gibi maalesef. Biz böyle hemen yarın olsun, hemen ucuz olsun. Basınca çalışsın. Güzel oldu işte. da daha kötüsü patron ben böyle beğendim böyle olsun diyor falan.

S.Alp Sarıçiçek (35:51)
Döneceğim.

Ufuk Erdoğmuş (35:59)
Aynen. Ya da işte mimarlarda da yaşanan problem tasarımcılarda da yaşanıyor. En ucuz tasarımcı en iyi tasarımcıdır mantığıyla bakan şirketler vesaire. Dolayısıyla genelde şey oluyor işte stajyer UI'cılar. İşte öğrenciyken değil mi? Şirketlerde dolu bu. Ama mesela 35 yaşında 10 yıl bir yerde kalmış görürsün ama böyle onlar daha zorlanıyordur diye tahmin ediyorum bu arada. Sen belki daha hakimsindir sektöre. Yani böyle hep şey ucuza kaçma. Mimarlarda nasıl ucuza kaçılıyorsa bence tasarımcılarda da ucuza kaçılıyor. Öyle olduğu için çoğu şirketin

UI odaklı veya fiyat odaklı olduğunu tahmin ediyorum.

S.Alp Sarıçiçek (36:34)
X

kalıyor yani.

Ufuk Erdoğmuş (36:38)
Ama tam da yapsın ama en ucuz olsun. Tam o kafa klasik. Bir problemde ben istediğim kadar UX'i çok iyi yapan birini isteyeyim. UX'i hakkıyla yapmak için hadi araştırma yapmayı geçtim. Ona zaman vermen gerekiyor. şimdi İrem'e hadi ürün yapacağız şu ürünü yapalım dediğimde iki haftaya bana bitir dediğimde işler karışıyor zaten. Anlatabildim mi? O zaman, zaman eşittir bütçe. O para da olmadığı için bizim çoğu Türk şirketinde. Dolayısıyla UX genelde dışlanıyor.

gereksiz görülüyor, ona fırsat olmuyor vesaire. Dolayısıyla şirketler de çok haksız değil. Parası olmadığı için UX'i sallamamakta. Yani çok genel piyasa durumu bu. Yani ben kendi şahsi fikrimi söylemek istemiyorum çünkü o hava atıyor gibi olmak istemiyorum. UX'ten de anlayan birini istedik çünkü ürün geliştireceğiz diye geldi İrem. Yani ama piyasadaki genel durum biraz çok biraz daha karanlık. Yani olması gereken ideallere daha karanlık gözüküyor bana. Nasıl böyle ortamı öldürüp attın şimdi sen. Topla bakalım.

Nasıl geliştireceğiz?

İrem Aras (37:41)
Portfolyoda bence olabildiğince sade olabilmesi gerekiyor. Basit olabilmesi gerekiyor. Okunabilir olması gerekiyor bence. Çünkü şu an bile oturup da bir kitabı okuyabilmek bizim için bence çok zor. O yüzden ürünü direkt böyle tanımlamak. Ben neyi çözmeye çalışıyorum, o problemi ve ben bunu nasıl çözüyorum onu iyi anlatabilmek bence önemli. Portfolyoda.

Ve kullanıcıların o ihtiyaçlarını, beklentilerini, acı noktalarını, nerede problem yaşıyorlar. Belki bir user journey çıkartarak onları gösterebilmek önemli portfolyada. Tabii ki bunu görselle desteklemek çok önemli. Ama bence neden, nasıl soruları orada daha ağır basıyor. Bunları böyle dengeleyebilip...

çok fazla aşırıya kaçmadan, paragraf paragraf yazılar yazmadan en sonunda da tasarımları gösterebilmek...

S.Alp Sarıçiçek (38:47)
Çünkü bir dediğin ya ilk başta problem çözmemiz gerekiyor. İlk problem işe girmek. İşe girebilmen için portolörün tezizli... Yani ilk problemini çözebiliyorsan başka problem çözebilirsin gibi algılanabilirsin.

İrem Aras (38:57)
Evet.

Ufuk Erdoğmuş (38:58)
Bu

portfolio biraz şey gibi tasarımcıların CV'si sonuçta. Yani istediği kadar CV versin. Ben portfolyosunu görmek istiyorum bir tasarımcı düşüneceksem. Ve de portfolyo tasarımı aslında çok şey anlatıyor. Aynen. Yani şimdi ben bir yazılımcı başvurduğunda CV'sinin çirkin olması, karışık olması eksi puan değil. Çünkü o yazılımcı yani ondan bir estetik beklentim yok benim. Sadece net anlatsın ya. Ben anlayayım yeter anlamıyorsam geçerim. Ama tasarımcı portfolyoları ki...

S.Alp Sarıçiçek (39:09)
Onu demek istemiyorum.

Ufuk Erdoğmuş (39:26)
Herkesin bir portfolyosu var, iyi kötü, üç tane tasarım yapan, hemen yapıyor bir portfolyo. Tasarımcı portfolyosuna bakınca bazısında şöyle diyorsun, ya bu arkadaş atıyorum, bilmem ne app yaptım, bilmem ne arayüz yaptım diyor ama portfolyoyu çok kötü sunmuş. Yani orada kaybediyor. Ya da işte bir tasarım yapmış, güzel mi, kötü mü, yorum yapamıyorum çünkü senin dediğin şey anlatmamış mesela. Tamam, estetik bir şey yapmışsın ama niye bunu tercih ettin acaba? İşte niye bu fontu kullandın, bilmem ne. Benim gördüğüm iyi portfolyolar da bunu anlatıyor.

Ve de böyle kalabalık yaparak da değil. Gerçekten çok sade. İşte personalarımız şunlar şu sebeple bunu yaptık işte ne bileyim Starbucks'ın hepini yeniden yaptım diyor. Okey gidiyor abuk sabuk bir şeyleri değiştirmiş. Çok saçma bir değişiklik. Açıklama yapmazsa çok saçma. Ama orada bir açıklama yapıyor diyor ki ben böyle varsaydım diyor. O yüzden bu düğmeyi bilmem ne yaptım diyor. O çok saçma görünen şey o açıklamayı okuyunca bir büyülü bir şeye dönüşüyor. Vaya helal olsun diyorsun. Orjinal düşünmüş diyorsun mesela. O yüzden işte o net...

açıklamalı, ne yaptığını bilen görüntü, artık bile tabii estetik olacak.

İrem Aras (40:28)
Evet hepsinin bir dengesi olabilmesi gerekiyor portföre de bence. Şey de olmayabilir bu arada, uygulamayı bambaşka bir şey yapmana gerek yok. Orada belki de bir yemek sipariş verme akışını belki de sadece çözebilirsin.

Ufuk Erdoğmuş (40:52)
Birisi kimin hafiydi? Neyse bu yemek sipariş hafiydi gerçekten. Kendi yaşadığı probleme göre çözmek istemiş. Ama açıklamada da diyor ki yani çoğu kişinin bunu yaşamadığını biliyorum diyor mesela. O yüzden haklı yani adam şey yani ya da kadın kimse. Yani kişi şey diyor yani bu hep böyle olmakta haklı olabilir ama varsayalım ki ben bu problemi çözmek istiyorum o yüzden UI'yı böyle değiştirdim demiş mesela. Çok güzeldi mesela o çıkar.

İrem Aras (41:16)
Yani neden yaptığını açıklayabilmek gerçekten orada önemli. Yani estetik olması sadece bir şey anlatmıyor çünkü bana orada. O butonu neden oraya koyduğum ya da o rengi neden seçtiğimi açıklayabilmek önemli. Onları açıklayan da bence gayet iyi yerlere gelebiliyor diye düşünüyorum.

 

Kapanış notları

S.Alp Sarıçiçek (41:36)
Teşekkür ederim şahane cevaplarda. Son bir sorum var. Bence zararı yok ama yine de şöyle sorayım. Olmalı mı? Olmamalı mı? Günümüzde UX, UI tasarımcıları yazılım bilgisine sahip olsa daha mı iyi olur? Olmalı mı? Olmamalı mı? Nasıl? Ne kadar mantıklı bu sorun?

İrem Aras (41:53)
Güzel bir sor bence. Ama buna da net bir evet yani olmalı ya da olmamalı mı ondan emin değilim. Ama avantajı bence çok olur. Çünkü ürünün ilk aşamasında direkt teknik olarak onun yapılabilirliğini aslında biliyor oluyorsun. Onun dışında bir de...

yazılımcılarla iletişim kurarken de bence önemli olabilir bu. Daha iyi iletişim kurabilirsin. Terimleri bile bildiğin için, neyi nasıl yaptığını bildiğin için iletişim konusunda bence çok rahat olur. O ikisi yani bayağı avantajlı görünüyor.

S.Alp Sarıçiçek (42:35)
Evet.

Ufuk Erdoğmuş (42:38)
Bu

arada kodlamasam da zaten tecrübeyle aldığın bir şey. Üç tane beş tane ekiple yazılım ürünü geliştirince zaten üç aşağı beş yukarı anlamaya başlıyorsun. Bu şey gibi ya proje yönetici ya da satışçılar da aynısı geçerli. Yazımdan anlaması avantajdır. Ama orada kritik bir kalın bir çizgi var. Yazılımcıya ne yapacağını öğretmemek lazım. Yazılımcının da tasarımcığa ne yapacağını öğretmemesi lazım. Bunlar birbirini anlamalı ama...

Ben de anlıyorum yazımdan. Ya sen şunu düşünmedin mi? falan gibi bir çıkışlar yapanları gördüğüm için söylüyorum. Öyle olması lazım yani. Anlayacaksın ama herkes kendi işini uzman olacak.

S.Alp Sarıçiçek (43:20)
Teşekkür ederim. Şahane bir bölümdü. Ben bir sürü şey öğrendim. Yeni bölümde görüşmek

İrem Aras (43:24)
Lush!


Yazar Oyuna Devam