Girişimcinin Kendini Tanıma Yolculuğu | Oyuna Devam Podcast 088

Avatar Oyuna Devam | 3 Eylül 2025



Tamindir'in kuruluş hikâyesi

Ufuk Erdoğmuş (00:00)
Urla Girişim Samit'te bu sefer konuğumuz Tamindir.com'dan belki bileceğiniz kurucusu ve şu anda... Şu anda değil artık bayadır. Bir de üzerine Asistn App'in kurucusu. Kurucularından mı yoksa? Kurucusu. Kurucusu. Caner Bayraktar. Aynı zamanda arada da tabii yurt dışında başka yerlerde bir sürü şey var. Hepsini hızlıca bir üzerinden geçeyim. Hikayeyi konuşalım istiyoruz. Olur. Hoş geldin. Hoş bulduk. Zaten sen İzmir'de olduğun için buraları biliyorsun. Urla'da böyle bir girişim samiti olunca... ...biz de ulaştılar, biz de iç birliği böyle...

Caner Bayraktar (00:30)
tutkulu bir İzmir girişimcisiyim. böyle İzmir'in üstüne basam...

Ufuk Erdoğmuş (00:33)
Falan

tiktimi çok güzel. Propaganda... Ben de öyle yani hep söylüyorum. Urla propagandası yapıyorum falan diye. Şey gibi. Okey keşke hani artsa bizim gibilerinin sayısı İzmir'de ki çok müsait buna. Vallahi hikayeyi çok hızlı bir anlatalım istersen. Ta 2000'lerin başında bir tam indir var zaten asıl patlama.

Caner Bayraktar (00:51)
18

yaşında Taminder'i 2004 yılında kurdum. 18? Evet, yani şu anda artık 21 sene oldu. Zaten bu kadar süre bence bir internet girişimin de ayakta kalması ayrı bir...

Ufuk Erdoğmuş (01:05)
2004'te kurulmuş bir site yani.

Caner Bayraktar (01:09)
Tamindir zamanında o kadar büyüdü ki Türkiye'deki telekom bantının %2.5'unun yönlendirilmesi Tamindir'den gerçekleşiyordu. Çünkü yarattığı download'la. Tabii inanılmaz bize kapılar açtı. Birçok insan, birçok girişimci Tamindir'le temas etti, buradan çıktı, başka girişimler kurdu vs. Bence Türkiye internetinde sanırım...

güzel önemli bir noktası vardır. Biz de elimizden geldiğince güzel bir iş çıkarmaya çalıştık. Orada insanlara dokunduk. Büyük ihtimal dokunmadığımız bilgisayar kullanıcısı kalmamıştır.

Ufuk Erdoğmuş (01:45)
O zamanlar bir de tabii şimdi yani yaşına göre izleyenler bilmiyor olabilir. Öyle her şeyi bulamıyorduk. Var ya hani bizim zamanımızda şu yoktu falan. Hakikaten yoktu yani. CDC'ni bulacaksın da bilmem neyi bulacaksın da driver bulamıyorsun. Yani öyle bir dönemden geçiyor. Yani içeri... Otomatik update diyor. Hiçbir şey yok yani. Yani arayıp bir şey bulman lazım.

Caner Bayraktar (02:02)
Gerçekten öyle. Yani bundan önceki bir girişimim, tap listi. Belki onu artık birçok izleyici bile zorlatırlar. Araba motorlarına girip insanlar ne arar atacağını bilmediği için... Tam indiriden önce mi? Tam indiriden önce kurdum bir tap list. Bunu da altyapı olarak da yaptım. Yani başkaları da satın alıp kendi tap listlerini kurdular. İnternet siteleri trafiklerine göre sıralanırdı. Oradan diğer sitelere, kategorize olmuş sitelere bir rehber gibi erişirdin.

Bu tabii o zamanlar böyle bir şeyi kurmuş olmam Türkiye'de internetle ilgilenen herkesle temas kurmamı sağladı yani.

Ufuk Erdoğmuş (02:41)
İkiminde zaten interneti olan herkes yoktu. Herkesin interneti yoktu zaten hani. Sen internette bir şey koyduğun zaman, oysa herkese dokunmuş ol.

Caner Bayraktar (02:47)
Yani

o top listin içinde şöyle diyeyim hani bu Google'ın Adsense diye bir program var ya, biz öyle bir şey bile inşa ettik. İnsanlar işte sitelerine bunu integre ettiğinde reklam çıkıyordu falan. İlginç dönemler, çok heyecanlı dönemler.

Ufuk Erdoğmuş (02:59)
soracağım.

 

Erken yaşta kod yazmaya başlamak

18 yaşında yani şimdi çok normal 18 yaşında birisi internete hakim yapay zekâya hakim atıyorum. Moda şimdi yapay zekâ geliyor. O zamanki internet dalgası gibi yapay zekâ dalgası. 18 yaşında bir genç yapay zekâ ile kurcalayıp bir şeyler deniyor olabilir ama o zaman bu çok yani erken geldi bana ona şaşırdım ben yani 18 yaşında...

Caner Bayraktar (03:19)
Yani ilk bilgisayarla tanışmam o zamanlar Orta Ikea falan denk geliyor. Böyle işte futbolculuk falan var. Yavaş yavaş böyle heves ettiğin gelecekten vazgeçip ya ben bunu daha çok seviyorum bilgisayarın falan. Bilgisayarla ilk tanıştığım yaz tatilinde sokağa çıkmadım. Ve sokağa çıktığımda yani kod yazmak o kadar İzmir'de yani. Hem o ama bir yandan da...

Ufuk Erdoğmuş (03:20)
İlk saat daha önceymiş bak bir

İzmir'de yaz tatiline sokak açma diye bir şey yok.

Çıkman

gerekirdi demek ki bayağı...

Caner Bayraktar (03:49)
Mahalle kültüründeyiz. Hani bizim için oyun... Ya kod yazmak beni öyle ayrı bir dünyalara götürdü ki. Ben çıktığımda güneşe artık şey bakıyordum. Muazzam bir dünyaydı. Çünkü kendini başka yerlere götürüp istediğini yaratabilmeyle ilgili bir şeyi keşfettim programlama sayesinde. Tabii internette dial-uplarla falan bağlanıyorsun. Hemen download et, oradan kodları öğren vesaire. Müthiş bir heyecan kendimi buldum. Yani çok erken yaşta, daha orta iki deyken geleceğimle ilgili çok net bir hedef oldu ve...

İş gibi gelmedi hiçbir zaman bana bilgisayarla ilgili bir şey yapmak. Yani doğal olarak hayat yolculuğumu yaşadım ben aslında.

Ufuk Erdoğmuş (04:25)
Bu süpermiş ya bunu 15 yaşında yaşamak müthiş. Ben 25 yaşımda falan anca iş gibi gelmeyen bir iş.

Caner Bayraktar (04:32)
Bu bence işte aslında belki rastlantı, belki keşif yani. Öncesinde çünkü bilgisayarla ilgili bir şeyler göründü gider deftere not alırdım, bilgisayarımız yoktu o zaman falan. Bu hırsı bu zaten insan...

 

Sevdiğin işi yapmak ve girişimciliğin ilk dönemindeki zorlukları aşmak

Hep böyle girişimciler der ya, sevdiğiniz şeyi yapın, işte kast edilen şey bu. O aşık olduğun şeyi bulduğunda sana iş gibi gelmiyor. Kendiliğinden doğal akıyor her şey.

Ufuk Erdoğmuş (04:54)
Demin bir panelde içeride birisi söylemişti, sen izledin bilmiyorum ama şey var mıydın içeride. Yani girişimci olacaksan 90 saat çalışacağını kabul etmen lazım falan gibi bir şey diyordun. Çok doğru. Çünkü 90 saat, 100 saat çalışacaksan haftada zaten seviye olman lazım yoksa delirirsin yani. Saymıyorsun zaten 90 mı 100 mü belli değil yani ne oldu. Kesinlikle. O zaman hadi işte tab listi yaptın sonra okey zaten fikirler var. Fikirler var. Tam indir bir şekilde oldu. Tuttu.

Caner Bayraktar (05:07)
farkında olmazsın.

Ufuk Erdoğmuş (05:20)
ki o zaman bu arada o da ilginç yani server falan nerede kiralıyorsun o dosyalar nerede kalıyor çok... 2000'ler çünkü yani şimdi al server'ı bas yani.

Caner Bayraktar (05:24)
Buralar çok ilginç tabi.

büyümeye başladığımda bir sunucu masrafı başlıyor ve daha gelir elde etmiyorum. Bu üniversitelerin işte verdiği krediler vesaire var ya onlarla ben sunucu ödüyorum ama yani gelir elde etmediğim bir şey neden ödüyorum işte o da girişimciliğin o cahil dönemi zaten bazen fazla bilgi hani insanları bir işe yapmaktan alıkoyuyor ya birazcık da o az bilginin verdiği bir avantaj da var bence o boşluk yani o bilme mali.

Ufuk Erdoğmuş (05:55)
Para

kazanmadığın yere çok yatırım yapmamak lazım Aslı.

Caner Bayraktar (05:58)
En yani çarpıcı artık akılımda kalan İzmir'deki bir data center bir türlü işimi çözmedi. İstanbul'da Çamlıca diye bir tepe var galiba. Orada birisinin bir data center var. Ya da bilmiyorum bir villa. Herhalde özel bir intern çekilmiş. Bayağı otobüsle sunucu kasası. Orası bir de yokuş bir yer. Yani sunucu kasasını götür. Tam indir o bir gün boyunca kapalı, bir buçuk gün boyunca. Böyle geçmiş...

Ufuk Erdoğmuş (06:22)
Bayağı serverını adamın evine kurdunuz yani.

Caner Bayraktar (06:25)
2004'lardan daha ilk yılından bahsediyorum tabii şey. Böyle adımlardan geçmeden yani öyle bir zorluğa katlanıyorsun ki o zamanları düşünün. de böyle otobüslerde şey derler işte cep telefonu otobüsü fren sistemini bozuyor. Ben şimdi sunucuyla biniyorum ne olduğunu anlamıyor zaten otobüs şoförü falan. Böyle bir dönemden girişimciyiz.

Ufuk Erdoğmuş (06:47)
şey oluyor mu? Sonra tabii şimdi artık yirmi küsürse ne oldu? Yani o sürünme sefaleti çektikten sonra zaten artık başka şeyler koymuyor gibi bir durum var mı?

Caner Bayraktar (06:56)
Okuduğum başka izlerden öğrendiğim bir şey var. Empati yorgunluğu diyorlar buna. Örneğin kanserden iyileşmiş hastalar, diğer kanserli hastalara çok böyle şefkatli davranmazlar. Çünkü o zorluk aşılmıştır artık. Empati yorgunluğu deniyor bana.

Ufuk Erdoğmuş (07:11)
Ben onu atlattım, sen daha atlatmadın ama ben atlattığım için onu küçümsüyor

Caner Bayraktar (07:15)
Senin

o zayıflığına katlanamaz. Yani orada artık sana empati kuramaz normal bir insan gibi. Çok güzel bir şey. Dolayısıyla girişimciler o kadar aşamalardan geçiyor ki. şimdi tabii bugün başarı hikayelerini dinliyoruz. İşin şov kısmı çok güzel zaten. Bir de birazcık süslemeler var. Kimse geçmiş hikayesini yaşadığı şeklinde hatırlamaz. Yani üstüne yaşadığımız şeylerle biz geçmişi yeniden şekillendiriyoruz.

Ufuk Erdoğmuş (07:40)
Psikoloji merakı var her sende de biraz. Psikolojide

böyle bir ispatlanmış bir şey var bu arada. Ne kadar geçmişte ise o kadar daha iyi hatırlıyoruz. Gerçek olandan. Öyle deneyler yapmışlar. Hakikaten böyle bir şey var yani. Acıyı üstünü kapatıyoruz yen zaman.

Caner Bayraktar (07:53)
Ya

 

Girişimcinin kendini tanıma yolculuğu

zaten girişimcinin bence kendini tanıma yolculuğu devam ettikçe yani ben çok bir şey bilmiyorum ama devamlı bir şey öğreniyorum. Dolayısıyla onları birleştirdikçe bugün şirketimde bile yaptığım bir takım dönüşümler iş hayatına yazdığım ülkeleri aynı zamanda bireysel hayatımda kullanmaya başladım. Çünkü 25 yıllık belki bir girişimcilik deneyimi var. Bunların hepsinden bir çıkarımlar var. Dolayısıyla...

Bazı yerlerde bunlar sıçrama noktaları yaratıyor. Yeni keşfettiğim yeni bir şeyler bu. Çocuklar mesela derler ki işte küçük çocuklar etrafınızda varsa, update geldi çocuğa falan derler. Küçük çocuğa hani birden ya konuşma olur ya da... Aslında bu, ben bütün hayatımı böyle yaşadım. Ya dedim ben niye birden açılıyorum? Ama aynı anda birçok konuda bakış açım değişiyor. Ve sonra hayatımda hızlı değişiklikler yapıyorum. Bu normal mi diye araştımda, aslında bunu plato ve sıçrama deniliyormuş.

Ufuk Erdoğmuş (08:33)
Zıplamayla bir şey.

Caner Bayraktar (08:49)
Birçok şeyden öğrendiğin şeylerle birlikte aynı anda kırılma. Bu çocuklarda da var. Bunun bilirsel karşılığı...

Ufuk Erdoğmuş (08:55)
İyi alıyorsun, alıyorsun, alıyorsun. Çöktüğünde böyle bir anda...

Caner Bayraktar (08:58)
Aynen

öyle. Sonra hızlı bir gelişim, sonra tekrar piloto.

Ufuk Erdoğmuş (09:01)
Aa çok süpermiş ya. Peki, tamam indir tuttu. Şimdi ben tahmin edebiliyorum ama hani böyle bir girişim dışarıdan hep şey gibi oluyor. Sanki parayı vurmak için, exit yapma, öyle bir hikayeler gibi. Ben hiç öyle bir alakası olmadığını düşünüyorum.

 

Yeni girişimler geliştirme ve yeni şeyler öğrenme dürtüsü

Onun işe yaramadığını da düşünüyorum. Hani kazanan zaten başka sebeplerden kazanıyor. E şimdi başarılı bir girişim var tam indir. Senelerce gitmiş. yani kaşıntı mı tuttu? Neden hani başka girişimler başka ülkelerde bir de çeşit çeşit boy boy? Devamı niye geldi ya da nasıl geldi?

Caner Bayraktar (09:28)
Sadece

şöyle, keşke o zamanlarda bugünlerdeki kadar gelişimcilikle ilgili bir şeyler konuşuluyorsaydı. Biz kendi yolculuğumuzu, belki o taraflarımı geliştirmeye de o zamanlar emek harcamadım. Çünkü işin teknik ya da böyle internette bir şeyleri yaratabilmek, kod yazabilmek, yetenekli teknolojileri kullanabilmek daha bize...

başarılı geliyordu. Girişimcilik kaslarımıza belki o dönem çok ağırlık vermedik. Dolayısıyla bazen yatayda büyüme veya ölçeklenebilir girişim gibi şeylerin ne demek olduğunu bilmiyoruz. İşte globale açılmada, product market fit nedir bilmiyoruz. Hep ihtiyaçlarımızdan yola çıkarak keşifler yapıyoruz. Bu noktada da zaten gençlik bir kere kibir dolu. Gençlik çok bence tehlikeli bir anlar. Yani o dönemlerimden bahsediyorum.

Ufuk Erdoğmuş (10:08)
Adı bile geçmiyor.

Caner Bayraktar (10:22)
O dönemlerindeki her ne zaman öğrendiğini bilmediğin bir takım doğruları uygularsın gençlikte. Kim sana bunu öğretti veya bunun doğru olduğunu nereden biliyorsun? Aslında düşünce yapında ve girişimleri çıkarma yapında oradan kaynaklanıyor dolayısıyla. Biz oyun girişimleri bazen işte internet girişimcisi olduğun için bir sosyal çevrem başlıyor. Onların seni tanıştırdığı insanlarla, match olduğun insanlarla yeni bir girişimler ortaya çıkarıyorsun.

Ve girişimcilik evet biraz bir kaşınma dürtüsüdür. Yani benim baktığım yerde bir problem ve oradan bir şey çıkartırım. Başkası sadece o anı yaşar belki de. Hatta buna şey derler işte, usta içeri girdi mi hata ayağa kalkar. Yani hemen bir şey yakalamak oradan yani. Ve böyle birçok yeni girişimi tetikledi. Tabii bazıları çok ölçeklenen, büyüyen girişimlerdi işte.

Ufuk Erdoğmuş (11:20)
Neyecek

tam indirden diyeceğim ama var yani evet.

Caner Bayraktar (11:23)
bir hypercasual yayıncılık işimiz vardı bizim. Çok büyüdü gerçekten ama mesela orada ortaklıkla olan sürecimiz iyi gitmedi. Bu da yani yine girişimcinin öğrenmesi gereken bambaşka konulardan biri. Bu süreçleri nasıl idare edebileceğiyle ilgili. Pet sektöründe bir fırsat gördük. Hem Türkiye'de hem İngiltere'de böyle bir şeye girdik. Bir de bilmiyorum dijital bir iş yaptığımız için herhalde böyle elle tutulur bir işe karşı birazcık merak falan vardı. Tam indirin içinde birçok fırsat gördük. Tam indirin içinden türemiş birçok...

iş oldu gerçekten. Bunlardan, bizden ayrılmış bazı arkadaşlarımız içinden türüttüğü fikirlerle gerçekten multimilyon dolarlık şirketler, girişimler vurabilir.

Ufuk Erdoğmuş (12:05)
Çok

güzel bir şey işte ya. Kendinden çıkan, tomurcuklanmış yani. Evet, türiyor.

Caner Bayraktar (12:08)
Yani girişimci bunu görüyor zaten.

Ufuk Erdoğmuş (12:10)
Şu anda assistent app var değil mi? Baya kaç tane app var sizde şimdi?

 

Veri kontrolünden çıkan uygulama

Caner Bayraktar (12:13)
En

büyük bir appimiz var aslında. Aslında. En app değil, evet. Ama en büyük appimiz Mazlum Assistant adında. Dini kategoride dünyada en çok kullanılan ilk beş uygulamadan biridir. Yine bu işte tam indirin içinden çıktı. İnsanların ne indirdiğine baktık. O dönemler... Data ya da... Ve yani sene 2015. Çok güzel. Ve yazılımcımıza kendisini geliştirme adına bunu aslında bir...

Ufuk Erdoğmuş (12:15)
Aslında bir tane app değil yani. Bir tane... Şirketin adı o.

Aynen.

Caner Bayraktar (12:42)
Bir mini proje olarak verdik. Hani sen bununla ilgilen ve buradan gelişim sağlayabilirim diye. Bu ürün birinci günden itibaren profitable başladı hayatı.

Ufuk Erdoğmuş (12:52)
Ama işte bu bak, bu ikinci ibretlik. Birincisi şey yani iş gibi görmeyeceğin bir işi bul onu yap demiştik zaten 10 dakika önce. Bu da şey gibi oluyor. Yani yeni bir şey yaparken de artık veriye dayalı bir karar Kesinlikle. Yani yapmak istiyorum demiyorsun, data'ya bakıyorsun aa bu çok indiriliyor. Demek ki burada bir pazar var, bir alıcısı var ve de direkt kârlı başladıyorsun.

Caner Bayraktar (13:12)
Bunu ama yaparken bilinçli mi yoksa artık o günlerdeki doğal alışkanlığımızı mı bilmiyorum. Bugün mesela bilinçli yaparım ama o zaman nasıl yaparım?

Ufuk Erdoğmuş (13:20)
Şey

olabilir mi? Ben kendimde yaşadığım örneğe benzettim biraz. Yani çok bilinçli şöyle değil. Yani bir sürü şey yapmak istiyorsun. Hani aslında zevkine yaptıkların da var. Hadi bir tane de verelim hani bir de bunu yapalım bari madem çok indirliyormuş. Aslında öbürleri tutmuyor zaten o tutuyor. Gibi bir şey oldu mu yani hani paralelde üç dört tane mi yapıyordunuz bu tuttu? Yoksa direkt...

Caner Bayraktar (13:38)
O

direktekti. O direktekti. tanıştığım birkaç girişimci var. Mesela başka sektörlerde önüne bir raporlar geliyor ve birden şaşırıyor. Mobil dünya, mobil oyun dünyası inanılmaz yükselişti. Bunu görüp mevcut işinden, sektöründen vazgeçip başka sektöre geçen insanlar. İşte ben bunları da çok ayrı... Onlar da çok veri bazlı ve profesyonel hayatın zaten hep veri okuyan ve belki o hazırladıkları verileri başka...

Ufuk Erdoğmuş (13:41)
Bilinçliymiş ya.

Caner Bayraktar (14:06)
Şirketlere sunan kişiler olduğu için kendi gördüğü fırsatla hareket ediyor. Hepimizin hayat duygusu bambaşka yerden geliyor. İşte ben çok kısaca anlattım da içi çok tabii ki derinlikli.

 

Herkesin hayat yolculuğu farklı

Herkesin o hayat yolculuğundan öğretileri ve çıkarımlarına göre bir karar şekli var. O yüzden kıyaslama yapmadan, rekabet şeklinde bakmadan değerlendirmek lazım. Hepimizin buradaki girişimcilikteki yolculuğunu.

Ufuk Erdoğmuş (14:33)
Süper ya. Yani... Neyse yani çok, çok... Yani saatlerce belki konuşabiliriz ama... Böyle hikayeyi çok hızlıca geçmiş olalım şimdilik. Bir giriş, sonra bir... Evet yani bu şey böyle spoiler. Pilot bölüm gibi oldu biraz.

Caner Bayraktar (14:43)
Yavuz.

Ama

bu enerjimi beni de hemen yükseltti. Bütün o anlara doğru gitmeye başladı.

Ufuk Erdoğmuş (14:52)
Tamam,

döneriz. Ona başka zaman döneriz ama bu harika bölüme. Vallahi çok teşekkürler.

Caner Bayraktar (14:56)
Ben teşekkür ederim beni ağırladın.


Yazar Oyuna Devam