Tasarım ve Yapay Zekâ | Oyuna Devam Podcast 085
Intro
Ufuk Erdoğmuş (00:00)
Urla Girişim Summit'te konuğumuz tasarımcı diyeceğiz artık herhalde. Bir sürü şirket de var onları da saymak lazım ama sayamayacağız artık. Bakarsınız. Seri girişimci ve biz tasarımcı olarak biliyoruz Şerpa zamanından. Yakup Bayrak hoş geldiniz. Urla nasıl? İstanbul'uyduğunuz değil mi siz?
Yakup Bayrak (00:14)
Hoş bulduk, çok teşekkür ederim. İstanbul'uyum.
Urla'ya ilk defa geliyorum. Urla'ya böyle... Gerçekten mi? Evet evet. Çeşmeye giden İstanbullulardanım genelde. işte... Ne yazık ki limitli bakan adamlardan. buraya gelip bir şekilde zaman geçirmek, bağları gezmek, buranın daha yavaş olan döngüsünü yaşamak istiyordum. Bugüne kısmetmiş.
Ufuk Erdoğmuş (00:25)
Bu turist
Böyle miymiş gerçekten? Hissedemeyiz. Bayıldım. Gerçekten. Keşke bunu kayda almasaydık sonra herkes girdi. Hay Allah, lanet olsun. Herkesin haberi var artık. Neyse.
Tasarım neden önemli?
Şimdi sizin tabii CV'ye bakınca biraz kabarık, hep ama tasarım odaklı. En temel, yani şimdi çok vakit olmadığı için, oyalanmamak için çok hızlı. Yani UX design neden önemlidir, nasıl olmalıdır?
Yakup Bayrak (00:43)
Bu yüzden de problemimiz
En basit haliyle biz 2000'lerden beri dijital ürünlerle çok daha aşırı neşiriz. İşte ilk başta bilgisayarlardı, sonra telefonlar, ATM'ler, onlar, bunlar derken... ...hayatımızın her yerinde dijital ürünler ve servisler var. Bu teorik olarak insan sistem etkilişimi diye geçiyor. Bunun bir mühendisleri var, bir de tasarımcıları var. Bu ikisi birlikte çalışmadığı zaman korkunç ürünler çıkıyor.
Ufuk Erdoğmuş (01:28)
Korkunç
kötü.
Yakup Bayrak (01:29)
Evet,
felaket. Dolayısıyla bize ihtiyaç olduğuna inandığımdan... ...ben 2009'larda onlar da bu işle ilgilenmeye başladım. Sonra kendi işlerimi kurdum ve aklınıza gelebilecek her tür dijital ürün ortamında... ...sadece masa üstünde veya mobil cihazlarda değil... ...tasarım yaptım arkadaşlarımla birlikte. İyi ki de yapmışız.
Kullanıcıyı tanımdan tasarım yapılmaz
Ufuk Erdoğmuş (01:54)
Peki böyle bir püf noktası ya da işte kesinlikle olmazsa olmaz bir iki şey var mı? Var. Yani UI dizaynından bahsetmiyoruz çünkü. Experience'ın kısmından bahsediyoruz.
Yakup Bayrak (02:03)
İlk kere kullanıcıyı tanımadan tasarım yapmamak gerekiyor. Yani kime tasarım yapıyorsun? Bu o kadar önemli ki. Çünkü kendine yapıyorsan bu arada o başka bir şey oluyor. Bizim icra ettiğimiz işte... ...hedef anlamak, onun alışkanlıklarını bilmek, davranışlarını bilmek... ...bu adamın cihazları nasıl etkileşime geçeceğini de gösteriyor. Dolayısıyla kullanıcıyı tanımadan yapılan her tasarım... ...açıkçası... kelimeyi...
Doğru kullanayım. Kendine yapılmış tasarım. Zeyrek için yapılmış. Ne yazık ki ticari dünyada da firmalar genelde aslında kendi beğendikleri veya rakiplerinde gördükleri bir şeyi hizmet sağlayıcılardan tasar.
Ufuk Erdoğmuş (02:46)
Güzel bir yorum rakiplerinde gördüğü.
Yakup Bayrak (02:53)
Ben
en az elli defa abartmıyorum. Amazon nasıl yaptıysa öyle yapın işte çok uzatmayın diyen insanla çalıştım. Dolayısıyla kötü örnek demeyeceğim. Başkasının çalıştığını düşündüğün çözümü... ...sen de çalışacak diye bir kaide yok. Senin hedef kitlen bambaşka. Hedef kitleyip bilmeden de yapılan her tür deneyim, tasarımı... ...ne yazık ki eninde sonunda fail ediyor. Biz hep başa bunu koyduk. Bir yandan ikinci adıma da uzatmadan keseyim.
Birlikte çalışmanın, mühendislerle birlikte çalışmanın, pazarlamaçlarla birlikte çalışmanın, ürüncülerle birlikte çalışmanın... ...verimli bir yolunu bulmayı koyduk. Çünkü bu hep kavga dövüşle giden bir süreç. Bunu verimli bir şekilde çalıştıramadığın zaman zaten işten zevk almamaya başlıyorsun. Motivasyonun düşüyor. Bu da çıktığının kalitesine inanılmaz etki ediyor. Verimli bir çalışma bulunmak.
Yazılımcı ve tasarımcı arasında neden çatışma olabiliyor?
Ufuk Erdoğmuş (03:47)
İlginç bir nokta geldi, hiç beklemiyordum buraya gelmesini. O ekip içerisindeki çatışma, yani yazılımcı ya da teknik kişiyle tasarımcı arasında... ...bana hep garip gelmiştir. Çünkü birinin işi tasarımı yapmak, birine de o tasarımı hayata geçirmek. Doğru. Yani sadece şu senaryoyu kabul edebiliyorum ben. Teknik olarak bu çizdiğini yapmam mümkün değil. Evet. Olabilir. Bazen olabilir. Ama onun dışında oluyor %90 tartışmalar.
Yakup Bayrak (04:11)
Abi
şöyle oluyor. Baştan biz onları masaya davet ettik yıllarca. Masaya davet ettiğimizde şu cevabı aldık. Ya abi bizi niye çağırdınız ki şimdi? Diyordum ki mesela bilgi mimarisindeki kararları sen olmadan mı verelim? Yani domaini sen olmadan mı çizeyim? Bir dakika siz domaini çizemezsiniz ki. Siz ekran vermiyor muydunuz? Tersini anlatayım. Bir animasyon hayal etmişiz. Onun bir yerde JavaScript bir tane kodunu bulmuşum. Bak bunun gibi diye gönderiyorum. Hop bir dakika.
Sen şimdi JavaScript falan yollama bana abi. Ben sana kod yollamıyorum. Hayal ettiğim şeyi yapabilen ve az kod alanı kapsayacak bir... ...bir çözüm mü öneriyorum? Niye bu? Kavga çıkıyor. İşte bunları çözmek için oturup... ...biz ilk başta birbirimizi tanıyıp, görev ve sorumlulukları netleştirip... Çok güzel. Ben burada sana fikir beyan edebilirim. Sen burada bana fikir beyan edebilirsin diye kuralları netleştirip yürümeyi tercih ettik.
O yüzden de bizde çalışan insanlar hep mutlu oldu. Kavga dövüş de oldu ama neden olduğunu bildi herkes.
Ufuk Erdoğmuş (05:16)
Güzelmiş. Yani burada böyle aslında o iki cümlede... ...bir saat konuşacak şey var. hani önce bir tanışmak kesin gerekiyor. Aynı... ...ne derler, frekansa gelmek gerekiyor. Evet. Orada biraz şeyin de etkisi oluyor takım çalışmasında. Yani birbirini tanımayan ya da ...kültürün çok iyi olmadığı ekiplerde... ...insanlar tabii defensif oluyor. Teritori... Ne o? Kendi... ...alanlarının mıntıkasını korumaya çalışıyor. Burası benim çöplüğüm. Bulaşma falan modunda. Doğru. Aslında bunun olmaması gerekiyor. Yani sen bir takımsın...
beraber gol atmaya çalışıyorsun. nasıl pas vereceğini falan hani konuşman gerekiyor. Sen şuraya koş ki ben oraya pas atayım diyor adam aslında başka bir şey demiyor.
Yakup Bayrak (05:52)
Ne kadar defensif ki insanlar. Bir örnek daha vereyim bağlamak için. Mesela ben bir yazılımcıyla sohbet ederken... ...abi testlerini yazdın mı dediğimde... Bir dakika abi, hayırdır ya? Ne yapıyorsun falan? Abi diyorum ki sen testini yazmadığında... ...bizim yani production'a çıkmadan önceki sürecimizde... ...biz random test mi yapacağız? Senity check mi yapacağız? Ne yapacağız? İdab siz tasarımcın iyi misiniz? Niye bunları sorguluyorsunuz cümlesini? 15 yıldır herhalde yüzlerce defa duydum ama...
Ufuk Erdoğmuş (06:02)
Sen beni sorguluyor musun?
Yakup Bayrak (06:23)
Yani bu hep demin söylediğin yerde bağlanıyor. Biz birlikte bir şey inşa ediyoruz. Sen onun kodunu yazdığın için daha çok sahibi değilsin. Veya ben tasarımını yaptığım için daha havalı bir herif değilim. Ürün çalışmadığı zaman hiçbir şeye yaramıyor. Boş konuşuyor.
Yapay Zekâ bir gün tasarımı da ele geçirecek mi?
Ufuk Erdoğmuş (06:39)
Çok güzel bir örnek oldu. şimdi tabii güncel, bayağı da yıllarca güncel kalacak bu yapay zeka meselesi. Tabii generatif AI patladığı için neyi generate ediyoruz? Bir text işlerini hemen AI'ya sattık. Arkasından da şu an işte üç beş aydır da bangır bangır görsel işler AI'ya devrediliyor. Hemen tool'lar otomatik olmaya başladı. Şimdi o zaman sadece UI değil dedik tasarım ama yani yapay zeka bir gün...
Tasarımı da ele geçirir mi? Ya da herhangi birisi o zaman artık ben de tasarım yapayım şu tuğulu alıp diyebilecek mi acaba? Ne durumdayız?
Yakup Bayrak (07:14)
Burada tasarımın tanımında uzlaşmak gerekiyor. Tasarımı hayatım boyunca yaptığım işi çok zor anlatabildim. Kimse anlamadı.
Ufuk Erdoğmuş (07:24)
Ben
şey diyorum bu arada, zihin işleri böyle. Yani sandalye, ben mobilyacıyım dediğinde... ...en fazla sordukları ne yapıyorsun, mesela? Dolap mı yapıyorsun, mutfak mı yapıyorsun, masa mı yapıyorsun? Bu okeydir, bir soruda cevap da yapıyorsun ama ben mimarım deyince mesela... ...iş biraz karışıyor, ben tasarımcıyım deyince daha yukarı çıktık artık...
Yakup Bayrak (07:40)
Devreler
yanıyor. Ne yapıyorsun? Ressam mısın?
Evet, yani neden... Biz o yüzden hep, biz ekran tasarlayan tasarımcı değiliz diyorduk. O zaman ne yapıyorsunuz ki diyorlardı. Tersinden anlatmamız gerek. Yapacak şey yok çünkü. Aynen. Yani yapay zeka tasarımı da elimizden alacak mı? Ben şöyle bakıyorum. Elinden almasından endişe ettiğin sadece ekran tasarlamaksa evet. Ama eğer ki tasarımı bütün olarak görüyorsan hayır.
Ufuk Erdoğmuş (07:56)
Evet.
Yakup Bayrak (08:15)
Çünkü hâlâ belki ileride olacak, bilmiyorum. Bence de olur. Özgünlük diye bir nosyonu yok yapay zekalı. Öte yandan onu eğittiğin kadar paterne sahip, vektöre sahip... ...dolayısıyla senin onu eğitmediğin hiçbir alanda fikir yürütmesi senin kadar başarılı sonuç vermiyor.
Ufuk Erdoğmuş (08:37)
Bu şey gibi internet, yapay zekâya, onu gördüğünüz gibi bilmiyorum... Dolu şarap bardağı yaptıramıyorlar. Öyle mi? Çünkü internetteki bütün reklamlar, şeyler hep yarım kadeh. Bu kadeh'i dolu yap diyor, yapamıyor. Ya da saatler mesela, internette hep saatler 10'a 10 geçe olur ya... Evet, evet. ...kucaklama modu da olsun diye... Üçü beş geçe yap falan diyorlar, yapamıyor. Yani çizemiyor, başka saat çizemiyor mesela yapay zekâya. Çünkü henüz...
Train edildiği data sette 10'a 10 geçe bütün saatler sürekli 10'a 10 geçebiliyor böyle videolar var bakın bir ara çok eğlenceli. Yani deliriyorum böyle yaptıramıyorum dolduramıyorum yok ha değil.
Yakup Bayrak (09:11)
Ben
burada birazcık yapay zekan tarafına geçeyim. Mesela ben bir dönem Dribble'dan çıkmayan tasarımcıları eleştiriyordum. Diyordum ki, abi başka bir yerden beslenmiyor musun sen? Dribble'da çünkü gördüğü ve de hoşuna gittiği ortamda sadece estetik veya bilgi mimarisi çözümleri yok. Orada bir yandan da sosyal kredinin hangi işlere verildiğini görüyor. Ve doğal olarak aslında tasarımcı da kendini orada eğitiyor.
İşte dışarı çık... Evet, dışarı çık, sokağa in, gerçek insanla konuş. O adamın cep telefonunun nasıl kullandığını gör. Abi bizim işimiz insanla diyordum. Bugün aslında yapay zekaydı eğitmediğin yerde sana çözüm veremiyorsa... ...öbür adama da dribble'ın çizgisi dışında iş yaptıramıyordu. Gidiyor adam, belli renkleri seçiyor, belli radyüsleri seçiyor. Trende bakıyor. Şimdi ben de kullanıyorum bu arada. İşte level book kullanıyorum, redlit kullanıyorum, versel kullanıyorum.
Hızından ötürü böyle inanılmaz şoktayım. Aşırı hızlı çözüm getiriyor ama ben denemek için kullanıyorum. Bana ne varyasyon verebilecek? Nereye kadar detay soruyor? Bir sonraki adımım hakkında öneri veriyor mu? Mesela bunlar çok değerli. Yapay zekânın masaya yeni koyduğu şeyler. Kod üretebiliyor. Dolayısıyla ben clickable bir prototipe gidebiliyorum. Artık arkasında veri tabanı da bağlamaya başladı. Bana end to end ürün veriyor. Ama...
Tasarımcı olacak mı? Burada demin sohbet ettiğimiz konuya geliyor. DJ müzisyen mi? Beethoven müzisyen mi? O zaman ikisi de müzisyen oldukları için müzik yapıyorlarsa... DJ'ye, DJ çıktısına müzik diyebilir miyiz? Piyanistinkine dediğimiz rahatlıkta.
Ufuk Erdoğmuş (10:58)
şey Betofu müsyemi evet çat diye söyleyebiliyoruz. DJ müsyemi bir dişeyim bakayım ne yapmış diyoruz. Aynen demiyoruz yani.
Yakup Bayrak (11:04)
Yani
sadece sampları birleştirip, bilgileri mi değiştirmiş yoksa özgünlüğü katmış mı?
Ufuk Erdoğmuş (11:10)
...katmamışsa DJ diyorlar. Aynı kalıyor orada.
Yakup Bayrak (11:12)
Ama baktığımızda ikisi de müzik üretmeyi kendine amaç edinmiş bir grubu temsil ediyor. Dolayısıyla bir tanesininkini hayır abi sen müzik yapmıyorsun demenin... ...hariştiricisi aslında özgünlük bence. Yapay zeka özgünleşecek mi? Bence olacak o da. Yani bu hızda gidiyorsa mutlaka olacak. E o zaman biz taş mı yiyeceğiz? Yemeyeceğiz. nasıl 1900'leri... 1900'lerin sonunda desktop publishing çıktığında...
Kapanış notları
Bunu kullanmayan sanatçılar veyahut işte icracılar diyordu ki... ...sen bunu kullanıyorsun, yaptığın şey bambaşka bir şey. Artık eskiden ürettiğimiz şeyleri üretmeyeceksiniz. hep o yazılımın limitleriyle hareket edeceksiniz. Öyle olmadı abi. Yani değişti dünya. Bence bizim de değişmemiz gerekiyor. Prompt Engine öğrenmemiz gerekiyor. Nereden besleyeceğimizi bilmemiz gerekiyor yapay zekâyı. Üretkenliğimiz çok artacak. Yazılımcılarla çalışma ortamımız birleşecek.
Bence faydalı olacak.
Ufuk Erdoğmuş (12:15)
Yani yaşım tam yetmiyor ama... ...çok ilk başladığımda işte bu dijital alanlara girdiğimde 2000'lerde... ...eski grafiker bir iki kişiyle denk gelmiştim hayatımda. Ve Photoshop'ı, o zaman Photoshop yeni. Olamaz diyordu. Yani bir grafiker Photoshop kullanmamalı diyordu. İlla fırçayla tuvalet çizmesi lazım, kağıda çizmesi lazım. Öyle afiş mi hazırlanır? Çok yapay duruyor diyordu. Çünkü o zaman Photoshop yapaydı. Tabii ki. Şimdi kimse kağıda çizmiyor afişlerini yani hani...
Öyle bir şey yok çünkü Photoshop gelişti bu teknik artık ve onu hızlandırıyor. Doğru. Öbür türlü fırçayla yapacaksın, onun kopyasını alacaksın, matbaaya götür. Hani bu acayip uzun bir işti. Photoshop'la siliyorsun, ando yapıyorsun. Hani bu kadar basite geldi. Ben ona benzetiyorum yani AI'de böyle olacaktır. Birileri böyle şey olur mu diyecek. Evet. Ama hızlandırıcı gücünden dolayı bence kalıcı olacak. Orada da ama yeni bir şey çıkıyor. Photoshop tasarımcısı şimdi başka bir şey. Yani orada da yaratıcı şeyler duyuyor. Doğru, doğru. Yani işte...
Yakup Bayrak (12:56)
Doğru.
Bir aracı kullanmak illa senin yaptığın işin tamamıyla, bütünlüğüyle değiştiği anlamına gelmiyor. Evrim bu.
Ufuk Erdoğmuş (13:17)
Belki gözünü
korumak mecbur olacak. Yani ilk dediğiniz şey güzeldi o açıdan. İnsan kullanıcı kim? Doğru. Sorusu muhtemelen evrensel kalacak ve o muhtemelen yine insana kalacak. Biz karar vereceğiz. Ama araç olarak hızlandırıcı belki tasarım olacak. Katılıyorum. Çok güzel.
Yakup Bayrak (13:33)
Bir
şey yok yani.
Ufuk Erdoğmuş (13:35)
Yani biz değişebiliyorsak korkacak bir şey. doğru. Vallahi çok teşekkürler.
Yakup Bayrak (13:40)
Ben teşekkür ederim davetiniz için.
Yazar Oyuna Devam